elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Lojistik Sektörünün Engellenemez Yükselişi |
Fatih Konya

Günümüzün en önemli sektörlerinden biri olan Lojistik ne anlama geliyor? Ülkemizde lojistik kavramının ne anlama geldiğini bilmeden, lojistiği sadece taşıma olarak değerlendiren bir çok firma ile sektör faaliyetlerini devam ettirmektedir. Öncelikle Lojistiğin tarihçesi ve ne anlam içerdiğini açıklamanın uygun olacağı kanısındayım. 



A- A+
11.12.2009 tarihli yazı 3899 kez okunmuştur.

Lojistik, asırlar öncesinde, askerlerin ihtiyaçlarının kendileri tarafından karşılanması sürecinden, doğmuş bir süreç olup daha ilerdeki süreçlerde geliştirilerek yola devam edilmiştir. Eski uygarlıklarda ihtiyaçların dağıtımı ve finanse edilmesinden sorumlu bölümler ve subaylar vardı. Hatta Oxford Üniversitesi, sözlüğünde lojistik kelimesini; 'Askerlik biliminin personel, teçhizat, malzeme taşıma, bakım ve sağlanması ile ilgili bir dalı ' olarak tarif etmektedir.


Lojistiğin günümüzdeki en geçerli tanımı; müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, servis hizmetinin ve bilgi akışının, başlangıç noktasından, tüketildiği son noktaya kadar olan tedarik zinciri içindeki hareketinin etkili ve verimli bir şekilde planlanması, uygulanması, taşınması, depolanması ve kontrol altında tutulmasıdır.


Yazımın başında da belirttiğim gibi ülkemizde lojistik şirketlerinin geçmişte taşımacılık sektöründe faaliyet göstermeleri ve insanların yeterli derecede bilgilendirilmemesinden dolayı lojistik, çoğu zaman sadece nakliye olarak değerlendirilmektedir. Halbuki tanımdan da anlaşılacağı gibi lojistik, taşımacılığın yanında tanımda sözü edilen diğer faaliyetleri de içermektedir.


Dünya üzerindeki gelişmiş ülkelerin tamamının entegre olduğu, günden güne gelişen lojistik sektörü, Türkiye'de de 1980'li yıllarla 1990'lı yıllar arasında kara, hava, deniz, demiryolu ve kombine taşımacılık alanlarındaki yatırımlarla alt yapısını oluşturmuş, 1990'lı yıllarda da atılıma geçmiştir. Dünyadaki benzer uygulamalara paralel biçimde hizmetlerini çeşitlendiren ve uzmanlaştıran Türkiye'de lojistik sektörü , 2000 yılının başına gelindiğinde , emekleme devresini geride bırakarak, yerli ve uluslar arası şirketlerle işbirliğine giden , yurtdışı bürolar açan , hizmetlerinin kalitesini sürekli arttıran , dinamik bir sektör haline gelmiştir.


Ülkemizde bu tanıma uyan pek az şirket bulunmakta olup, bu tanımlamaya en iyi örneklerden biri olarak OMSAN Lojistik firmasını gösterebiliriz, karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu, depolama, evden-eve taşımacılık türlerinin tümünde entegre lojistik çözümler sunan, global anlamda da bir çok ülkede faaliyetlerini devam ettiren OMSAN Lojistik sektöründe lider firma olma özelliğini devam ettirmektedir.


1990'lı yıllarda küreselleşmenin artmasıyla birlikte, işletmeler daha fazla ithalat ve ihracat yapmaya başlamışlardır. Böylelikle ulaştırma, işletmeler için hem maliyet açısından hem de zamanında pazarda yer alma isteğinden dolayı önemli bir faktör haline gelmiştir. Bu sebeplerden dolayı işletmeler rekabet ortamında varlıklarını sürdürebilmek için ulaştırmaya önem vermişlerdir. Fakat mesafelerin uzunluğu ve zamanın önemli bir rekabet unsuru olması çeşitli ulaşım sistemlerini entegre ederek hareket etmelerini gerektirmiştir. Yani 1960'a kadar kullanılan 'unimodal sistem'den (tek seçenekli taşıma sistemi), 'multimodal sistem'e (en az iki seçenekli taşıma sistemi) geçilmiştir. Bu durumda işletmelerin ulaşım sistemlerinin kontrolü giderek zorlaşmaya başlamıştır. Bununla birlikte ulaşım sistemlerinin birleştirilmesi işletmenin faaliyetlerine hız katmasına rağmen, maliyetlerinin artışına sebep olmuştur. İşletmeler hem faaliyetlerindeki hızlarını korumak hem de bunun sayesinde içinde bulundukları pazarı kaybetmemek adına ulaştırmacılığı stratejik olarak daha önemli görmüşler ve böylece maliyetlerini düşürmeyi hedeflemişlerdir. Bunun sonucunda ulaştırma operasyonlarının yerine getirilmesini sağlayacak bütün kademeleri içinde barındıran 'lojistik yönetimi' ortaya çıkmıştır.


Lojistik yönetimini 'müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla mal ve hizmetlerin ve bunlara ilişkinin bilginin etkin ve verimli olarak depolama ve aktarımının planlama ve kontrol etme süreci' olarak tanımlayabiliriz.


Tüm bu gelişmeler sonucunda Lojistik eğitimi Türkiye için oldukça önem arz eden bir yere gelmiştir. Tüm ürün veya hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan lojistik maliyetlerin kontrolü, yönetilmesi ve optimum seviyelerde tutulması akademik olarak takip edilmekte ve çeşitli yaklaşımlar ile sürece katkı sağlanması hedeflenmektedir. Bu amaçla akademik eğitim vermek üzere birçok orta öğretim ve yüksek öğretim kurumu bünyesinde Ulaştırma ve Lojistik okulları kurulmuştur.


Yıllar önce çocuklara 'futbol oynayacağına oku da adam ol' diye nasihatler yapılırmış. Lojistik Sektöründeki ustalarımızın söylediğine göre ise eskiden kız istemeye gidildiğinde 'evladım ne iş yapıyorsunuz' sorusuna cevap vermekte zorlanır olmuştu lojistik sektöründe çalışanlar. Depocuyum veya nakliyeciyim dese belki de kızı vermeyeceklerdi. Şimdi futbolcu olmak önemli bir kurtuluş yolu gibi gözüküyor ve Lojistik ile ilgili eğitim veren kurumların sayısı hızla artıyor. Zaman ne kadar değişmiş değil mi?


Fatih KONYA


Omsan Lojistik A.Ş.


Satınalma Şefi


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar