elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Güneşte cazip fiyat yabancıyı da çeker

Güneşe Derneği Başkanı Mehmet Özer, Türkiye'de güneş alan geniş arazilerin olduğunu, cazip bir alım fiyatı olursa yabancı yatırımcıların Türkiye'ye geleceğini söyledi.



A- A+
24.12.2008 tarihli yazı 2661 kez okunmuştur.

Güneşe Derneği'nin kurulma amacı ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Güneşe Derneği 2008 yılının Eylül ayında kuruldu. Türkiye'de güneşten elektrik enerjisi üretimi hala tanınmıyor ve bilinmiyor. Derneğin pek çok kurulma amacı var. Bunlar;


Türkiye'de güneşten enerji üretiminin, elektrik enerjisi üretiminin yaygınlaştırılmak.

Türk fotovoltaik pazarını büyütmek.

Devlet nezdinde ilgili düzenlemelerin yapılması için bilgi alışverişi ve koordinasyon sağlamak.

Toplumu güneşten elektrik enerjisi üretimi konusunda bilgilendirmek ve eğitmek.

Yurtdışında bu alanda faaliyet gösteren organizasyonlarla işbirlikleri kurmak ve koordinasyon sağlamak.

Uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmek.

Fotovoltaik uygulamalarla ilgili kalite ve montaj standartlarını belirlemek. Bu konuda teknik ve uygulama eğitimleri sağlamak şeklinde sıralanabilir.


Dernekle ilgili ilk aktivitemizi Cebit 2008'de gerçekleştirdik. Orada bir dernek standı kurarak topluma yönelik bilgilendirme çalışması yaptık. Daha sonra dernek olarak EVK 2009 Enerji Verimliliği ve Kalitesi Sempozyumu'na katıldık. Hemen arkasından İstanbul Sanayi Odası'nın Güneş Enerjisi Sektörü ve Güneş Enerjisinin Geleceği aktivitesine katıldık. Yine takip eden günlerde Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının Güneş Enerjisi konusundaki panelinde dernek olarak bulunduk. Ayrıca kamuda güneş enerjisinin tanıtımına yönelik muhtelif bilgilendirme toplantıları yaptık. Basın yoluyla derneğin ve güneşten elektrik üretiminin anlatımı konusunda birçok haberler yaptık.


Ülkemizde yenilenebilir enerji konusunda Türkiye'de yapılan çalışmaları yeterli görüyor musunuz?

Biz bu yarışa diğer ülkelere nazaran eksiden başlıyoruz. Avrupa'daki pek çok ülke bu konudaki çalışmalarını yirmi yıl önce yapmış. Biz yirmi yıllık bir gecikmeyle başlıyoruz. Yapmamız gereken çok şey var. Özel sektörün kamunun ve akademik çevrenin yapması gerekenler var. Çok sıkı bir koordinasyonla ve Türk insanının girişimciliğiyle bu aradaki süreyi bir an önce kapatmamız gerekiyor.


Farklı sektörler bu işin içinde. Sizce bu işe yatırım yapacak firmalar sadece yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili üretim yapan firmalar mı olmalı?

Konu çok yeni olduğu için herkese çok cazip geliyor. Konuya bedava elektrik yaklaşımıyla bakanlar var. Bu iş o kadar basit değil. Güneşten elektrik üretimi son derece akılcı ve çevreci bir metod. Bu işin incelikleri ve detayları var. Güneşten elektrik enerjisi üretiminde üç temel faktör var. Bunların en başında iyi bir proje geliyor. Projeniz kötüyse ne kadar iyi malzeme ve işçilik  kullanırsanız kullanın o iş yanlış olacaktır. Bunun için mühendislik bilgisine ve teknik alt yapıya sahip olmanız gerekir. İkincisi birinci sınıf malzeme kullanmanız gerekir. Çin malları, Hint malları gibi ikinci, üçüncü  sınıf ürünlere kaydığımız zaman proje iyi olsa bile sistemden beklediğimiz verimi alamayız. Üçüncü faktör bunları doğru şekilde uygulamak gerekiyor. İşçilik, montaj yanlış yapıldıysa kullandığınız ekipmanlar birinci sınıf olsa dahi neticeye ulaşamazsınız. Bu üç faktörü bir araya getiren firmalar başarılı olacaktır. Bazı uygulamalarda mimari, inşaat gibi öğeler de işin içine giriyor. Bu işe girecek firmaların bu konuda uzman olan bir kurumla ortaklık yaparak eğitimleri, bilgi aktarımlarını o firmadan almaları gerekiyor.


Yenilenebilir enerji yatırımlarının istihdam sağlayacağına inanıyor musunuz?

Bu çok ciddi bir sanayi. Bizim düşüncemize göre beş yıl sonra bu iş Türkiye'de beklide yüz bin kişiye kadar istihdam sağlayacak bir endüstriye dönüşecek. Bugün Türkiye'nin güneyinde her evin çatısında güneşten su ısıtmak için sistemler var. Beş yıl içinde her evin çatısında bunun yanında bir de elektrik üretim sistemi olacak. Dolayısıyla bu sistemleri monte edecek elemanlara, bu sistemin aksesuarlarını üretecek olan firmalara, bu işle ilgili proje hazırlayacak proje firmalarına, mütahitlik firmalarına, yatırımcı firmalara ihtiyaç olacak. Bunun bir örneğini Almanya'dan verebiliriz. Almanya'da 2007 yılında güneş enerjisi sistemi 130 bin ayrı noktada kuruldu ve çalıştırıldı. Bu işteki dönen iş hacmi geçen sene 5,5 milyar Euro. İleride Türkiye'de bu işin nasıl bir sektör haline geleceğini görmek mümkün.


7.Ulusal Temiz Enerji Günleri'nin açılışında Hilmi Güler'in Güneş Enerjisi konusunda yaptığı açıklamalar sizce bu işe yatırım yapacak firmalar için yeterli geldi mi?

Bakanımız bu konuyla son derece ilgili. Ancak şuanda eksik olan bazı öğeler var. Yenilenebilir enerji ile ilgili kanun var. Ancak güneş enerjisi ile ilgili yönetmelikler yok. Teknik ve idari yönetmelikler yok. Bu işin nasıl yapılacağını tanımlayan yönetmelikler olmadığı sürece bu sistemi uygulamak mümkün değil. Bürokrasi olarak hala bu işin önü bugün için kapalı. Ekonomik olarak mantıklı bir modelin çıkarılması gerekiyor. Avrupa ülkelerinde firmaların ürettiği elektriği devlet satın alıyor. Devlet maliyetin üzerinde alım fiyatı vererek bu işi cazip hale getiriyor. Türkiye'de hala alım fiyatları belirlenmedi. Alım fiyatının gerçekçi olması gerekiyor. Türkiye'de maliyeti 30 Euro Cent olan elektriği devlet 20 Euro Cent'ten almak isterse bu durumda yatırımcılar bu işe girmekten vazgeçecektir. Güneşten enerjisi üretimi ilerlemeyecektir. Örnek vermek gerekirse komşumuz Yunanistan'da 20 yıl devlet alım garantisi var.  Türkiye'de verilecek rakamların  Türkiye gerçekleriyle uyumlu, yatırımcıyı motive edecek seviyede olmalı.


Güneşten elektrik üretimi ile ilgili kullanılan kaç sistem var?

Türkiye'de güneşten elektrik enerjisi üretimi için iki metod var. Birincisi solartermik dediğimiz su ısıtarak, buhar üretilerek ve ısıyla üretim yapılan sistemler. Diğeri derneğimizin de iştigal sahası olan fotovoltaik dediğimiz güneş panelleri vasıtasıyla yapılan üretim. Dünyada bu ikisi farklı branşlardır. Şuanda mecliste  Enerji Komisyonu Başkanı Dr. Soner Aksoy tarafından verilen bir kanun tasarısı var. Bu kanun tasarısında güneşten elde edilen enerjinin tümüne tek bir fiyat veriliyor. Oysa ki bizim dernek olarak görüşümüz ikisinin farklı olduğu yönünde. Solartermik ve Fotovoltaik birbirinden farklı sistemlerdir. Bunların bütün dünyada olduğu gibi farklı fiyatlarla alınması gerekir. Ortalama bir fiyat verilirse bu iki endüstriden yatırım maliyetine paralel olarak birine az diğerine fazla vermek manasına gelecektir.


Bu sistemlerde iki farklı Pazar var. Bir tanesi güneş enerji santralleri (GES), diğeri bireylerin ya da kobilerin çatılarına kuracakları küçük sistemler. Bir alım fiyatı belirlenirken bu fiyatta da belli kategoriler oluşturmak gerekir. Vatandaşın evinde ürettiği amatör üretimleri belli bir fiyattan, orta güçteki üretimleri farklı bir fiyattan, megavat boyutlarındaki profesyonel olarak üretilenleri farklı bir fiyattan tanımlamak daha doğru olacaktır.


Güneşe Derneğinin şuanda kaç üyesi var?

Şuan on beş firma olduk.


Sadece rüzgar ve güneş panelleri ile ilgilenen kaç üye firmanız var?

Hemen hemen bütün firmalarımız bu konuda faaliyet gösteren firmalar. Biz dernek olarak konumuzu çok dağıtmamaya çalışıyoruz. Gerekli sinerjinin sağlanabilmesi için amacımız gerçekten bu işin içinde olan firmalarla birlikte olmak.


Kamu binalarında yenilenebilir enerji kullanılıyor mu? Devletin bu konuda özendirici çalışmaları var mı?

Kamu binalarında ne yazık ki özendirici çalışmalar yok. Mesela Belçika Enerji Bakanlığı kendi bakanlık binasını tamamen güneş panelleriyle kapladı. Aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi olarak Avrupa'da birçok belediye binası, bakanlık binası, kamuya ait birçok binada rüzgar panelleri kullanılıyor. Ama Türkiye'ye baktığımızda Muğla Üniversitesinde yapılmış bir örnek dışında pek fazla örnek bulamıyoruz.


Siz aynı zamanda Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanısınız. Tunçmatik tarafında güneş enerjisi konusunda yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Tunçmatik bünyesinde Powergie adı altında bir yapılanma yaptık. Bu yapılanmadaki amacımız dünya markalarını Türkiye pazarında Tunçmatik'in teknik ve mühendislik birikimi ve altyapısı ile birlikte pazara sunmak. Burada pek çok değişik faaliyetler veriyoruz. Bunlardan bazıları Kiosera güneş panellerinin Türkiye'deki dağıtımı. Alman Focus firmasının şarj regülatörleri ve ürünleri. Diğer taraftan Amerikan Trojen firmasının yenilenebilir enerji aküleri gibi ürünlerimiz var. Projelendirme çalışmaları ve yatırım danışmanlığı yapıyoruz. Son dönemde güneş santralleri (GES) konusuna çok ciddi bir ilgi var. Bu konuda yatırımcı firmalara fizibiliteler, projeler hazırlıyoruz. Lisans almak istiyorlarsa lisansla ilgili gerekli çalışmaları hazırlıyoruz. Güneş enerjisi santralinin kuruluşunu yapıyoruz.


Bürokratik engeller aşılırsa Türkiye'nin yenilenebilir enerji konusunda geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bugün bahsettiğimiz kamudaki eksiklikler olsa bile bizim inancımıza göre altı ay içerisinde bütün bu engeller aşılacak. Bu pazarın hızla büyümesini bekliyoruz. Türkiye'de yönetmelikler ve alım fiyatları çıktıktan sonra yabancı yatırımcılar da bu işin içinde olacaktır. Türkiye'nin güneydoğusunda o kadar çok güneş alan arazi var ki. Bunlar çok değerli kaynaklar haline dönüşebilir. Bütün bunların olması için cazip bir alım fiyatı olursa yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelecektir. 


Elektrikport


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar