elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Güneş Ülkesi Türkiye’den büyük beklenti

Almanya, Danimarka gibi güneş fakiri ülkeler bile güneş enerjisinden bu derece yararlanırken Türkiye neden faydalanamıyor?



A- A+
19.04.2009 tarihli yazı 3459 kez okunmuştur.

2000 yılından başlayarak öncelikle Avrupa'da ve beraberinde tüm dünyada hızla gelişen güneş enerji yatırımları nihayet bizde de kıpırdanmaya başlıyor. 2007 sonu itibariyle 9,8 GW olan toplam kurulu güç 2008 yılındaki atakla ( sadece 2008'de 2,5 GW'ı İspanya ve 1,5 GW'ı Almanya olmak üzere toplam 5,5 GW kuruldu ) 15 GW'a ulaştı. 2006 yılına kadar toplam 5,5 GW olan güneş enerji santrallerine 2006 yılından itibaren başlatılan büyük atakla ve her yıl %45 büyütülerek 2006 yılında 1.800 MW, 2007 yılında 2.500 MW ve 2008 yılında 5.500 MW eklenmesindeki yöntem ve sihir neydi?



6-8 Nisan 2009 tarihlerinde Bulgaristan'ın Sofya kentinde düzenlenen ve 300'ün üzerinde dinleyici ve 12 ülkeden 45 konuşmacının yer aldığı 5. SEE & RES ( güney doğu Avrupa RES ) kongresinde ben de Türkiye adına bir sunum yaptım. Birçok katılımcının dikkatini çekmeye çalıştığım konu Türkiye'deki güneş enerji potansiyeli ve 2020 yılına kadarki hedefleriydi. Burada özellikle 1.527 kWh/m2 ile Avrupa ortalamasının çok üzerinde olan enerji potansiyelimizi, güneş alan geniş arazi kapasitemizi, halen çok bakir olan güneş pazarımızı ve çok iddialı olarak tanımlayabileceğimiz 4 GW'lık kurulum hedeflerimizi aktardım.



Kongreye katılan konuşmacılardan birisi ise Applied Materials firmasının CTO'su ve aynı zamanda EPIA ( European Photovoltaic Industry Association ) genel başkanı Mr. Winfried Hoffman'dı. Mr. Hoffman konuşmasında 2020 için AB hedefini 390 GW ve bunun içindeki Türkiye payını da 20 GW olarak belirtti. Avrupa'nın Türkiye için belirlemiş olduğu hedef, Türkiye'nin kendine koyduğu hedefin 5 katı. 20 GW, yani 20.000 MW, bizim bugünkü kurulu gücümüz ise 1,5 MW, sonuç olarak önümüzdeki 11 yılda kurmamız gereken güç mevcut kurulu gücün 13.333 katı, ilave bir 19.998,5 MW. 1 MW güneş enerji santralini kurulum maliyetinin 4.500 000 M€ olduğunu düşünecek olursak 11 yılda yatırmamız gereken para 89.993.250.000 €, yani yılda 8,18 B€. Bunun kaynağı nereden ve nasıl bulunacak? Bu soruyu Mr. Hoffman'a sorduğumda kendisinin verdiği yanıt, AB bu yönde Türkiye'ye gerekli kredileri sağlayacak ve finansal destekleri verecektir oldu. AB'nin ve özellikle Fransa'nın büyük hayali olan kuzey Afrika projesi şimdilik beklemeye alınmış ve öncelikli çözüm Yunanistan, Bulgaristan ve geniş arazisi ile büyük güneş potansiyelinden dolayı Türkiye'ye verilmiş. Neydi bu kuzey Afrika projesi? Büyük Sahra'ya 1000 GW gücünde bir güneş enerji santrali kurup buradan elde ettiği enerjiyi kablolarla Akdeniz'in altından Avrupa'ya taşımak. Bu proje şimdilik yüksek maliyetinden dolayı rafa kaldırılarak beklemeye alındı, onun yerine Avrupa enterkonnekte sistemine daha rahat bağlanabilecek olan Türkiye öne çıkartıldı.



20 GW kurulu güçle Türkiye'de üretilecek olan toplam enerjinin 30 TWh düzeyinde olması hedefleniyor. Örneğin aynı santral Almanya'ya kurulmuş olsa alınabilecek enerji miktarı 19,4 TWh olacaktı.



Peki biz ülke olarak ne yapıyoruz? Avrupa'lının gördüğü bu büyük potansiyeli biz ne zaman ve nasıl harekete geçirmeyi düşünüyoruz?


Yaklaşık 5-6 ay önce enerji bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre 5346 sayılı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretim yasası taslağı güneş enerjisi için 10 yıl süreli destek ve 18 c€/kWh idi, geçen aylarda yayınlanan bir başka taslakta bu tutar 20 yıl süreli ve 24 c€/kWh düzeyine yükseltildi. Bu yükseliş güneş enerji sektörüne yatırım yapmayı düşünen firmaları biraz hareketlendirdi ve ümitlendirdi. Geçen hafta yayınlanan son taslak ise ülkemizin bu yönde gerçekten kararlı olduğunu ve artık bizde de büyük hamlenin başlaması gerektiğini gösterdi. Neydi bu yeni taslak;


Güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesisi kuran firmalardan devlet ilk 10 yıl süre ile 28 c€/kWh ve ikinci 10 yıl 22 c€/kWh bedelle enerji almayı garanti ediyordu. Evet bu rakam belki güzeldi ama, bu daha çok büyük enerji tesisi kuracak şirketleri ilgilendiriyordu. Pekala Avrupa ve dünya genelinde uygulama nasıl yapılmıştı?


*%11 güneş enerji santralleri, yani güneş tarlaları.


*%27 konutlar ( ev, villa vs )


*%62 sanayi ve ticari tesisler ( fabrika, iş ofisleri, alış – veriş merkezleri vs )



Evet bu tablodan da görüldüğü üzere asıl potansiyel güneş santrallerinde değil, bireysel uygulamalarda. Peki bu tip küçük yatırımcı nasıl teşvik edilecek? 28 c€/kWh bile olsa böyle bir tesisin bugünkü maliyetlerle geri dönüş süresi nereden baksanız 9-10 yıl. Küçük yatırımcı bu süreyi bekleyemez.



Yeni kanun taslağı bunun için ayrı bir uygulama getirmiş. Aylık 3.000 kWh'e kadar enerji üretip kendi ihtiyacından fazlasını devlete satmak isteyenler için 45 c€/kWh ve 3.001'den 6.000 kWh'e kadar üretenler için de 35 c€/kWh. Bu ne demek? 24 kW veya 48 kW'lık güneş enerji sistemini evinin, çiftliğinin, şirketinin bahçe veya çatısına kuran küçük girişimciler bu bedellerle enerjiyi devlete satabilirler. Bu durumda ise geri dönüş süresi yaklaşık 4,5 – 5 yıl oluyor. Bir de bunun yanına 4-5 yılı ödemesiz 10 – 12 yıllık kredi imkanını koyarsak, aklı olan, ticareti bilen ve güneş enerji çözümünü sosyal sorumluluk olarak ele alan herkes bu yatırımı yapar.



Umarım son taslak bu haliyle kabul edilir ve umarım ülkemiz 7-8 yıl geriden geldiği güneş enerji hamlesinde bekleneni gerçekleştirir.




ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar