elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Güneş Enerjisi Altın Çağını Yaşıyor

Frost & Sullivan güneş enerjisi pazarının son 50 yıllık gelişimini mercek altına alarak geleneksel yakıtlara temiz alternatif enerji kaynağı olarak güneş enerjisinin pazardaki yükselen konumuna dikkat çekiyor. 



A- A+
01.01.2012 tarihli yazı 1187 kez okunmuştur.


Son 50 yıl itibariyle solar fotovoltaik (PV) teknolojisi gelişmiş, sürdürülebilir ve uygulanabilir bir teknoloji haline gelmiş bulunuyor. Buna bağlı olarak güneş enerjisi geleneksel enerji kaynaklarına karşı maliyeti uygun ve temiz bir alternatif olarak hızla yaygınlık kazanıyor. PV teknolojisinin artan popülaritesi ise kısmen güneş pillerinin yükselen verimliliği kısmen modüllerinin estetikliğinden kaynaklanıyor.



Dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık kuruluşlarından Frost & Sullivan'ın gerçekleştirdiği 'Küresel Güneş Enerjisi Piyasası' araştırması, global güneş enerjisi pazarının 2010 yılında 1,327 megawatt (MW) toplam kurulu konsantre güneş enerjisi (CSP) kapasitesine ve 39.611 MW PV kapasitesine ulaştığını ortaya koyuyor. Öte yandan, toplam kurulu CSP kapasitesinin 2017 sonuna kadar 15.554 MW’ye ulaşması, toplam kurulu PV kapasitesinin ise 188.461 MW’ye ulaşması bekleniyor.



Devlet desteğiyle hızla büyüyor



Güneş PV teknolojisi, yenilenebilir enerji politikası ve programları, teşvik ve yönetmelikleri hazırlamış olan birçok devletin desteğine sahip bulunuyor. Frost & Sullivan endüstri analisti Georgina Benedetti, ABD'de Yenilenebilir Portföy Standartları (RPS) ve 2009 ABD İyileştirme ve Yeniden Yatırım Kanunu ile sağlanan ekonomik teşvik paketinin güneş enerjisi pazarı açısından itici güç sağladığını belirtiyor. Benedetti, aynı şekilde Avrupa'da Almanya, İspanya, İtalya, Fransa, İsviçre ve Portekiz hükümetlerinin de gelişen ve büyüyen yenilenebilir enerji endüstrisini hem mali hem de teknolojik açıdan desteklemek üzere, solar PV ile üretilen enerjiye yönelik tarife garantileri gibi birçok yenilenebilir enerji kanunu ve teşviğini yürürlüğe koyduklarının altını çiziyor.



Yoğun rekabet yaşanıyor



PV her ne kadar popülaritesini artırsa da modül fiyatları 2009 ve 2010 yıllarında üretim kapasitesinin artması ve silikon tedariğinin yükselmesi nedeniyle keskin bir düşüş göstermiş bulunuyor. Ayrıca daha düşük maliyetle üretim yapan Çinli PV pili üreticilerinin ortaya çıkması, Amerika ve Avrupalı üreticilerin fiyatlarını düşürmesi yönünde büyük bir baskıya yol açıyor. Dolayısıyla Avrupalı ve Amerikalı şirketler, marjlarını korumak için yüksek kaliteli ve yüksek verimli güneş panelleri üretme zorunluluğuyla karşı karşıya kalıyor.



Batılı hükümetler ithalata bağımlılığını azaltmak için enerjiyi yurt içinde tedarik etme düzeylerini acilen artırmanın yollarını arıyor. Giderek artan enerji güvenliği ihtiyacı ise güneş enerjisi şirketleri için büyük fırsatlar anlamına geliyor. Frost & Sullivan endüstri analisti Georgina Benedetti, güneş enerjisinin uzak noktalarda yer alan yerleşim birimlerine rekabetçi, güvenilir ve temiz elektrik sağlayabileceğine vurgu yapıyor, 2010 itibariyle tüm dünya genelinde 1,327 MW konsantre güneş enerjisi (CSP) kapasitesi ve 18 gigawatt (GW) üstünde CSP projesinin geliştirilme aşamasında olduğunu belirterek, PV kurulumunun özellikle son üç yılda muazzam bir büyüme göstererek 2010 yılında 39.611 MW'a ulaştığının altını çiziyor.  



Frost & Sullivan Turkiye Enerji Analisti Özge Özeke, Türkiye’nin güneş enerjisinde yadsınamaz bir kaynağa sahip olduğunu belirtiyor. Özeke, yakın zamanda düzenlemelerle ilgili eksiklerin tamamlanmasıyla birlikte yatırımların önünün açılacağını ve kaynakların kendinden beklenen ekonomik değeri üretmeye başlayacağını ekliyor. Diğer yenilebilir enerji kaynaklarına göre hızlı bir büyüme göstermesi beklenen güneş enerjisinin 2020'li yıllara yaklaşırken enerji karmasına da kayda değer katkısı olmasının beklentileri arasında olduğunu sözlerine ekliyor.



 



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar