elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Form Temiz Enerji Genel Müdürü Enis Behar

Güneş enerjisi orta ve uzun vadede hem bireye hem de ülkeye inanılmaz faydalar sağlar, diyen Form Temiz Enerji Genel Müdürü Enis Behar, Türkiye'de genç, nitelikli eleman potansiyeli var olduğunu ve bu potansiyelin 25.000'ninin bu alanda çalışabileceğini belirtti.



A- A+
01.09.2010 tarihli yazı 4404 kez okunmuştur.

Form Grup olarak kuruluşunuzdan ve faaliyet verdiğiniz sektörlerden kısaca bahseder misiniz?

Form Grup 45 yıldır faaliyet veren bir aile şirketidir. İlk kurulduğu günden beri, aynı azim ve kararlılıkla çalışmalarına devam ediyor. Ana faaliyet alanı özellikle soğutma grupları konusunda endüstriyel iklimlendirmedir. Türkiye'deki AVM'ler, fabrikalar, ofis binaları gibi yapıların iklimlendirme çalışmalarını yapıyor. 



Form Grup'un altındaki şirketlerimiz: İklimlendirme, Yenilenebilir Enerji, İmalat, Muntersform, Bakım Hizmetleri olarak sıralanmaktadır.



Temiz enerji sektöründeki faaliyetlerinize ne zaman başladınız? Enerji sektörüne sizi iten süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim temiz enerji sektöründe çalışmaya başlama sürecimiz biraz da kendiliğinden gelişti. İklimlendirme firmamız toprak kaynaklı ısı pompaları konusunda çalışma yapıyordu ve toprak kaynaklı çalışmalar temiz enerji olarak kabul ediliyor. Bu çalışmalar süregelirken aynı zamanda Form Grup, yurt dışında çok büyük markaların Türkiye temsilcisiydi. Onlarla yapılan görüşmeler neticesinde önce güneş panelleri ve diğer uygulamalara geçiş oldu. Üç sene önce başlayan bu uygulamalar ardından sektörde yer alan önemli bir firmanın satın alınmasıyla şirketleşme sürecine girdi. Ve geçen senenin başında Form Temiz Enerji bir anonim şirket haline geldi. 



Rüzgar türbinleri ve güneş panelleri alanında önde gelen firmalardan biri olan Form Temiz Enerji'nin Türkiye'de kuruluşuna öncülük ettiği mevcut santrallere değinir misiniz? 

Aslında bizim ana konumuz güneş enerjisi. Rüzgar konusunda daha küçük ölçekli çalışmalar yapıyoruz. Yani rüzgar alanında, santral olarak değil de daha çok bireysel ve kurumsal kullanıcılara hizmet veriyoruz.  Bugüne kadar özellikle şebeke bağlantılı proje kapsamında çok büyük projelere imza attık. Şebeke bağlantılı projelerin %90'ını gerçekleştirdik diyebilirim. Türkiye'de yeşil enerji konusunda firmalara öncülük ettik ve bu projelere baktığımızda kendi içinde genelde bir ilk barındıran projeler olduğunu görürüz. Ya ilk sertifika, ya ilk kurumsal hibrid uygulaması gibi'



Dünya'nın en büyük güneş paneli üreticisi Sharp'ın Türkiye temsilcisisiniz. Bu firmanın şu anda üzerinde çalıştığı projelerden bahseder misiniz? 

Sharp, Japonya odaklı bir çok proje üretiyor. Biz Türkiye'deki uygulamalarımızın yaklaşık %50'sinde Sharp kullanıyoruz. Bu uygulamalar daha çok standart çatı uygulamalarıdır. Kritik olan konu ise; biz Türkiye'deki yenilenebilir enerji yasası nedeniyle Sharp ile çalışmamız gerektiği kadar çok çalışmıyoruz. Çünkü Sharp özellikle güneş enerjisi santralleri konusunda inanılmaz deneyimli bir firma ve çok büyük santrallere malzeme tedarik ediyor. Maalesef biz bu santralleri Türkiye'de kuramadığımız için bu tür anlaşmalar düzenleyemiyoruz.


Dünya'nın uzaya güneş paneli tarlası kurmaya başladığı şu yıllarda, Türkiye'deki güneş enerjisi sektörünü nasıl değerlendiyorsunuz? 

Türkiye hala güneşe yüzünü çevirmemiş durumda. Örnek vermek gerekirse, güneş enerjisi ilk yatırımı yüksek bir yatırım olarak değerlendirilir. Dolayısıyla siz ilk yatırımı baz alarak diğer enerji kaynakları ile kıyaslarsanız güneş enerjisini daha maliyetli bulabilirsiniz. Ancak güneş enerjisi orta ve uzun vadede hem bireye hem de ülkeye inanılmaz faydalar sağlar. Bunların bazıları ekonomiktir. Mesela bizim yaptığımız hesaplara göre, oluşturulabilecek 4 GW'lık bir güneş enerjisi santrali potansiyelinde inanılmaz bir gelir vergisi yaratıyoruz ülkeye. Çalışanlar açısından baktığınızda uzun vadeli bir istihdam yaratıyoruz. Almanya güneş enerjisi sektörüyle 20.000 kişiye iş imkanı yarattı. Bu 20.000 kişinin yanında, Ar-Ge çalışanlarını, yan malzeme tedarikçilerini vs. hesapladığımızda bu rakam 25.000 kişiye ulaşır. Ve ben iddia ediyorum ki, Türkiye'de genç, kendisini yetiştirmiş üniversite mezunu, nitelikli eleman potansiyeli var ve biz bu potansiyelin 25.000'nini bu alanda çalıştırabiliriz. 


Ekonomik sebeplerin dışında bir de çevresel sebepleri var tabii. Güneş enerjisi, üretim sürecinden başlayarak doğayı en az kirleten enerji kaynağıdır. Ve siz bu kaynağı kullandığınızda doğayı nerdeyse hiç kirletmiyorsunuz. Diğer elektrik enerjisi üretme hammaddesi olan; kömür, doğalgaz, petrol ile kıyaslanamayacak derecede temiz bir enerji üretmiş oluyorsunuz.


Türkiye Kyoto protokolüne imza atmış bir ülke, peki karbon emisyonunu nasıl azaltmayı düşünüyoruz. Sadece rüzgara mı yöneliyor Türkiye? 

Rüzgar ve Hes'e yöneliyor. Aslında bakarsanız, Avrupa Birliği almış olduğu karara göre 2020 yılına kadar kullandıkları enerjinin %20'sini yenilenebilir kaynaklardan sağlayacak ve Türkiye Avrupa Birliği yolunda olan bir ülke olarak bu planın bir parçası olmak zorunda.



Geçmiş zamanda GENSED (Güneş Enerjisi Sanayicileri Derneği) ile bir röportajımız olmuştu. Yeni kurulan ama güçlü yönetim kuruluna sahip bir dernek. Bu dernekle ortaklaşa yürüttüğünüz çalışmalar var mı? 

GENSED içerik itibariyle çok değerli bir dernek. Neden derseniz, Dünya'da hala yasası tam oturmamış bir sektörde derneği oluşturulmuş, bu yasanın çıkması için canla başla mücadele eden ve hala devletten doğru düzgün teşvik alamamış bir sektörde böyle bir oluşum gerçekten çok değerlidir.



GENSED içinde birçok proje konuşuluyor ve hayata geçiyor. Son günlerde en değerli projelerinden biri de "Antalya Güneş Kent Projesi". GENSED bu projenin organizasyonunda aktif olarak görev almaktadır. Bu projede amaç Antalya'nın bir güneş kent haline getirilmesidir. Böyle bir projede belediyeye yüklü görev düşmektedir. Biz de GENSED olarak; bir kentin güneş kent olabilmesi için ne tür kriterler gerekiyor, bu kriterlere ulaşmak için gerekli bilginin paylaşılması alanında çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışma neticesinde Antalya'nın yenilenebilir enerji alanında örnek bir kent olması bekleniyor.


İlerleyen zamanlarda nükleer santraller konusunda hizmet vermeyi düşünüyor musunuz? 

Biz Form grup olarak yenilenebilir enerjiye eğiliyoruz. Ağırlık olarakta güneş enerjili sistemlere yöneliyoruz. Dolayısıyla şu anlık planımızda, nükleer santral kurmak yer almıyor.



Enerji sektörüne atılmak isteyen yeni mezunlar, kendilerini daha iyi geliştirebilmek adına sizce hangi yolları izlemeliler. 

Aslında yeni mezun olarak bu konuya geçmek biraz geç olur. Genel anlamda bakarsak sadece yeni mezunlar değil, üniversite birinci sınıftan itibaren bu tür konulara eğilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bulundukları üniversitelerde bu tür projelerde çalışmalılar. Üniversite eğitimi boyunca enerji sektörüne eğilen yurtiçi veya yurtdışındaki firmalarda staj yapmalarını tavsiye ederim. Sosyal sorumluluk projelerinde görev almaları da bu açıdan çok değerli. Bence bütün bunlar mezun olduktan sonra, bu alanda çalışan firmalara kapılarını açacaktır.


Üniversiteyi bitirenler için konuşalım. Tabii ki her şey bitmiş değil. Yalnız günümüze bakarsak Türkiye'de bu alanda çalışan fazla kuruluş yer almadığından, bu mezunların çok fazla şansı olmadığını söyleyebiliriz. Ama ilerleyen zamanda enerji sektöründe bir patlama olduğunda bu alanda mezun olanlara ciddi ihtiyaçlar duyulacak. Bu durumda onlara tavsiyem şu olabilir; İngilizcenin yanında en az bir yabancı dil, belki Almanca öğrenmeleri onlar için yararlı olacaktır. Bir süre yurt dışında zaman geçirmeleri de onlar için yararlı olacaktır.





Enis BEHAR kimdir? 

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Çalışma hayatım sırasında 2003 yılında Koç Üniversitesi'nde MBA programını bitirdim. Bir sene kadar Amerika'da hem dil hem pazarlama alanında eğitim gördüm. Mezun olduktan sonra uluslarası firmalarda finansal denetim alanında çalıştım. Bu şekilde Türkiye'de çok fazla yerli ve yabancı şirketi içeriden tanıma fırsatı buldum. Bu sayede daha sonra uzun yıllar yönetim danışmanı olarak görev aldım. Daha sonra kendi danışmanlık şirketimi kurdum. Bu danışmanlık şirketi devam ederken, 2009 yılının Kasım ayında Form Temiz Enerji'nin genel müdürlük pozisyonunda çalışmaya başladım.




Pervin DEMİRCİ


 


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar