elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Fındık artıklarından 5 santral kurulabilir

Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) tarafından düzenlenen Enerji Yatırımlarında Küresel Bir Parametre: Karbon Piyasaları Konferansı, Sheraton Otel'de başladı.



A- A+
12.02.2009 tarihli yazı 1280 kez okunmuştur.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, sadece Karadeniz'de fındık atıklarından 5 ayrı santral kurulabileceğini belirterek, "Hem çevre sorunu hallolmuş olur, atık sorunu hallolmuş olur. Ayrıca da karbon ticareti yaparsınız. Yani böyle dört ayak üstüne düşmek herkese nasip olmaz, Türkiye'mizin böyle bir avantajı var. Hem bir sorunu çözüyorsunuz, hem bundan fayda üretiyorsunuz" dedi.



Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) tarafından düzenlenen Enerji Yatırımlarında Küresel Bir Parametre: Karbon Piyasaları Konferansı, Sheraton Otel'de başladı.



Konferansın açılışında konuşan Bakan Güler, Türkiye'de yeni bir saha olan karbon ticaretiyle ilgili çalışmaları başlatmanın mutluluğu içinde olduklarını söyledi.



21. yüzyılda çok çelişkili gelişmeler yaşandığını, doğanın bir yandan kirletildiğini bir yandan da düzeltildiğini ifade eden Güler, "Ben buna kontrollü çelişki diyorum. Yani kontrollü bir şeklide bunu sürdürüyoruz. Bir yandan çözümler üretiyoruz. Bir yandan çevreyle ilgili maalesef tehdit oluşturan kirleticileri de oluşturuyoruz. Bu bakımdan bu kontrollü çelişkili süreci, artık uygulamayla hayatımıza dahil etmeye çalışıyoruz" dedi.



Güler, bu kapsamda Türkiye'nin bir yandan Kyoto Protokolü'ne dahil olurken, bir yandan da Yenilenebilir Enerji Yasası ve Enerji Verimliliği Projeleri'ni yürüttüğünü söyledi. "Kalkınmanın insana rağmen değil, insan için olduğuna inanan bir hükümetiz" diyen Güler, dolayısıyla Enerji Bakanlığı'nın da bu çalışmaları insanlar ve bütün canlılar için bir bütün olarak ele aldığını kaydetti.



Çevre, enerji ve gıdanın üçlü bir yapı oluşturduğunu belirten Güler, şunları söyledi:



"Çevre, enerji ve gıda. Birini bozduğunuz zaman diğer ikisi de bozuluyor. İkisini düzelttiğiniz zaman diğeri de düzeliyor. O bakımdan enerji, artık enerjiden çok daha farklı bir boyutta ele alınması gereken bir faaliyet. Dolayısıyla burada da sosyal sorumluluk içinde bunu ele alıyoruz. Fakat bu arada karbon ticareti gibi işe bir de ticari bir ilişki dahil edilmiş oluyor. Bu çok önemli bir gelişme. Bütün dünyada bu yoğun şekilde uygulamaya kondu, Türkiye'de de başladı. Biz hem enerji verimliliği hem Enver Projesi'yle birlikte bunun ilk başta bir 500 milyon euro kadar, potansiyel olarak da 10 milyar dolarlık bir potansiyel burada görüyoruz. Bu başlı başına bir ticari gelişme. Türkiye burada da büyük avantajlara sahip. Özellikle yenilenebilir enerji potansiyeli ve enerji verimliliği konusunda Türkiye diğer ülkeler yanında çok önemli bir potansiyele sahip."



Rüzgar enerjisinde Türkiye'de 48 bin megawattlık bir potansiyel olduğunu belirten Güler, güneş enerjisinde de 56 bin megawattlık doğalgaz santraline eşdeğer bir potansiyel olduğunu söyledi. Güler konuşmasında biomasa da dikkat çekerek, tarımsal atıkların enerjiye dönüştürülmek yerine çevreyi kirlettiğini anlattı.



Yenilenebilir Enerji Yasası'nda 10 yıllık alım garantisi verdiklerini belirten Güler, "Hangi malınızın 1 yıllık alım garantisi var. 10 yıl alım garantisi verdik. Bunlarla ilgili yönetmelikleri çıkarttık. Yani bunlarla ilgili bütün mevzuat hazır. Sizin çalışmalarınızı bekliyor. Sadece Karadeniz'de fındık atıklarından, kapsülünden 5 ayrı santral kurulabilir. Hem çevre sorunu hallolmuş olur, atık sorunu hallolmuş olur. Ayrıca da karbon ticareti yaparsınız. Yani böyle dört ayak üstüne düşmek herkese nasip olmaz. Türkiye'mizin böyle bir avantajı var. Hem bir sorunu çözüyorsunuz, hem bundan fayda üretiyorsunuz" diye konuştu.



Kriz döneminde Türkiye'nin enerjide atılımını hiç kesintiye uğratmadan katlaya katlaya götürmek durumunda olduğunu ifade eden Güler, "Çünkü krizden sonra dünya tekrar depara kalkacak. Bu deparda Türkiye önlerde koşan bir ülke olarak yer almak istiyor. Bu da lafla olmaz, çalışmayla olur" şeklinde konuştu.



"Türkiye'de karbondioksit salınımının yüzde 65'i enerjiden"


Konferansta bir konuşma yapan Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Önder Karaduman da, Türkiye'nin küresel ısınmadan nasibini alacağını ve özellikle suların azalması, orman yangınlarının artması, çölleşme gibi insan sağlığını tehdit eden unsurların artacağını söyledi. Dünyadaki karbondioksit salınımının üçte ikisinin enerji sektöründen kaynaklandığını, Türkiye'de de bu oranın yüzde 65 olduğunu vurgulayan Karaduman, "Enerji sektörünün yöneticileri olarak sorumluluğumuzun farkında olmalıyız. Enerji üretimi ve çevreyi korumanın çelişen kavramlar olmadığını, aksine bu kavramların birlikte var olması ve birbirini desteklemesi bilincine varmalıyız" dedi.


Uluslararası Enerji Ajansı'nın hazırladığı iklim politikası senaryolarına göre enerji kaynaklı karbondioksit salınımının 2030 yılında 40 giga tona ulaşacağının öngörüldüğünü bildiren Karaduman, "Bu da bugünkü salınım miktarında 2030'a kadar yüzde 50 artış olacağını göstermektedir. Karbondioksit salınımında 2030 yılına kadar gerçekleşecek artışın küresel iklimde 6 derecelik bir ısınmaya yol açacağı belirtilmektedir. Bu ısınmanın dünyayı büyük bir felakete sürükleyeceği bir gerçektir. Günümüzdeki tüm çabalar küresel ısınmayı engellemekten ziyade, ısınmayı sınırlı tutmak içindir. 2030'a kadar ısı artışını 2 derece ile sınırlandırmak için hedef konulmuştur" diye konuştu.



"Her yıl 20 yeni nükleer santral kurulmalı"


Karaduman, enerji verimliliğinin dünya genelinde her yıl yüzde 2.6 oranında artırılması gerektiğini, yenilenebilir enerji yatırımlarında hedefini tutturabilmek için her yıl 45 gigawattlık rüzgar veya hidroelektrik enerji yatırımı yapılması gerektiğini söyledi.



Ayrıca karbon tutma ve depolama teknolojilerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Karaduman, kömürden enerji üretiminde kömürü karbonsuzlaştırma teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, nükleer enerjinin de küresel ısınmayı sınırlandıracak en önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi. Karaduman, Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Fatih Birol'un 2 derecelik artış hedefini tutturabilmek için her yıl dünyada 20 yeni nükleer santral kurulması gerektiğini ifade ettiğini aktardı.



Karaduman, yenilenebilir enerjide alım fiyatlarının kriz şartları hesaba katılacak şekilde teşvik edici olması gerektiğini de belirterek, yenilenebilir enerjinin iklim değişikliği ile mücadele için önemli olduğunu söyledi.



Karaduman, yenilenebilir enerji yatırımlarının Kyoto'ya taraf olan Türkiye'nin 2012 sonrası için Türkiye'nin karbon azaltma yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmesinde faydalı olacağını kaydetti.



Kaynak: İHA


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar