elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Elektrik motorları 2012'de daha verimli olacak

Tebliğ'e göre düşük verimli, daha çok enerji tüketen elektrik motorları artık üretilemeyecek, piyasaya sürülemeyecek, yeni elektrikli motor üretimi, kullanımı ve satışı da üretici ve dağıtıcılar için zorunlu olacak. 



A- A+
01.01.2012 tarihli yazı 1247 kez okunmuştur.




Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Bakanlık bünyesinde çalışmaları son aşamaya gelen ''Elektrik Motorları ile İlgili Çevreye Duyarlı Tasarım Gereklerine Dair Tebliğ'' ile önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinden itibaren aşamalı olarak sanayide daha verimli elektrik motorlarına geçişin başlayacağını bildirdi.



Bakan Ergün yaptığı açıklamada, Bakanlıkça Resmi Gazeteye gönderilmek üzere hazırlanan, 2012'de yayımlanması planlanan ve teknik olarak aşamalı şekilde yürürlük tarihleri belirlenen ''Elektrik Motorları İle İlgili Çevreye Duyarlı Tasarım Gereklerine Dair Tebliğ'' çalışmalarında son aşamaya gelindiğini söyledi. 



Tebliğ ile önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinden itibaren aşamalı olarak sanayide daha verimli elektrik motorlarına geçişin başlayacağını bildiren Ergün, tebliğ ile birlikte düşük verimli, daha çok enerji tüketen elektrik motorlarının artık üretilemeyeceğini, piyasaya sürülemeyeceğini, yeni elektrik motoru üretimi, kullanımı ve satışının da üretici ve dağıtıcılar için zorunlu olacağını, enerji verimli elektrikli motorlara geçilmesi konusunda üretici ve dağıtıcılara belli bir süre verileceğini kaydetti. 



Ergün, Türkiye'de üretilen elektriğin yaklaşık yarısının, sanayi sektöründeki elektriğin ise yaklaşık 3'te 2'sinin motorlar tarafından tüketildiğini, bunun da sanayide yüksek verimli elektrik motoru kullanımının enerji maliyetinin düşürülmesinde çok önemli olduğunu gösterdiğini vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi: 



''Yüksek verimli elektrik motorlarının kullanımı aynı zamanda sera gazları salınımında ciddi azalmalara sebep olmakta ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasında katkı yapmaktadır. Ortalama bir motor, satın alma maliyetine eşdeğer enerjiyi 2 ayda tüketmektedir. Ortalama bir motor ortalama 20 yıl olan çalışma ömrü boyunca satın alma maliyetinin 50 katından fazlasını tükettiği enerjinin maliyeti olarak ödetir.  Ancak fabrika yöneticilerinin büyük çoğunluğu bunun farkında değildir ve motor alırken standart ve yüksek verimli motorların ilk maliyetindeki az bir farka (genellikle yüzde 10-25 arası) tamah edip ileride bunun kat kat fazlasını ilave enerji maliyeti olarak ödemektedirler. Verimsiz motorların arızalandıklarında tamir edilerek ve sargılarının yenilenerek ömürlerinin süresiz olarak uzatılması yerine yüksek verimli yenileri ile değiştirilmesi düşüncesi artık yerleşmelidir. 



Enerji açısından ülkemiz ithalatçı ve dışa bağımlı durumda. Bugün ithalatımızın en büyük bölümünü enerji oluşturmaktadır. Bu da cari açık demektir. Biz bu düzenleme ile cari açığın azaltılmasına da bir katkı sağlamış olacağız. Daha verimli motor demek, enerji faturasının düşmesi demek. Doğal olarak bu da firmalarımıza rekabet avantajı sağlayacaktır.'' 



Enerjinin verimli kullanımı



Edinilen bilgilere göre, Türkiye'de 30 yıllık ileri bir projeksiyonla; nüfus artışının 100 milyon kişiyi bulacağı ve gelişmişlik düzeyinin artarak devam edeceği varsayımıyla, elektrik tüketiminin 5.000 kW/kişi-yıl düzeyine erişmesi bekleniyor. Bu ise, 40 GW olan kurulu gücün 120 GW düzeyine yükselmesi anlamı taşıyor. Halihazırdaki veriler doğrultusunda bu güç artışının yerli kaynaklarla karşılanmasının mümkün görünmemesi nedeniyle tasarruflu cihaz ve makinelerin kullanılması zorunluluğu ortaya çıkıyor. 



Enerji kaynakları kısıtlı ve dışa bağımlı olan Türkiye'de, enerjinin yeterli, güvenilir ve ekonomik olarak sağlanması temel hedef olurken, hızlı talep artışı nedeniyle enerjinin verimli kullanımının bu hedefin gerçekleştirilmesinde kullanılacak en önemli araçlardan biri olduğu belirtiliyor. Türkiye'de 2020 yılında toplam enerji arzının ancak yüzde 22'sinin yerli üretimle karşılanabileceği bekleniyor. 



Enerjinin verimli kullanımının sağlanmasında en temel göstergenin enerji yoğunluğunun düşürülmesi olduğu ifade edilirken, ''Ülkemizde kişi başına enerji tüketimi OECD ülkeleri ortalamasının yaklaşık 1/5'i oranında, enerji yoğunluğu ise OECD ortalamasının 2 katı kadardır. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, gelişmiş ülkelerde enerji yoğunluğu 0,09-0,19 arasında iken, ülkemizde 0,38 olması ve azalma eğilimi göstermemesi bu konunun ciddi olarak ele alınması gereğini ortaya koymaktadır. Sadece bu rakam bile, Türkiye'nin enerji verimliliğinin artırılması konusunda yapılabilecek çok şey olduğunu göstermektedir'' deniliyor. 



Türkiye'de enerjinin yoğun kullanıldığı sektörlerde yüzde 20-30 dolayında enerji tasarruf potansiyeli olduğu biliniyor. Yapılan hesaplamaya göre, enerjiyi verimli kullanarak yıllık nihai enerji tüketiminin yüzde 30'u kadar tasarruf sağlama imkanı bulunuyor. Enerji tüketiminin ekonomik boyutunun yanı sıra çevreye olan olumsuz etkileri de biliniyor. 



Enerji talebinin yüzde 70, elektrik üretiminin yüzde 60'a yakın bölümünü ithal enerji kaynakları ile karşılayan Türkiye'de artan petrol fiyatlarının etkisi ile yıl sonunda enerji ithalat faturasının artması bekleniyor. Bu olumsuz durumun, kalkınma ve sanayileşmeyi asgari oranda etkilemesi için enerjinin verimli kullanılmasının daha da önemli hale geldiği belirtilirken, sanayiden başka evlerde kullanılan elektrikli cihazlarda da enerji etiketi A veya daha verimli olanların tercih edilerek elektrik faturalarında azalma sağlanması gerektiği kaydediliyor. 



 



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar