elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Dünya Sineması Ondan Sorulacak !

Bağımsız sinema örneklerinin tüm dünyada izlenebildiği ilk ve tek platform MUBI, SonyPlaystation Network'e dahil oldu. Noyan AYAN'ın hazırladığı haberde, MUBI'nin kurucusu ve sahibi Efe Çakarel detayları anlatıyor.



A- A+
27.08.2010 tarihli yazı 2878 kez okunmuştur.

İnternet bağlantı hızı ve bant genişlikleri arttıkça, dünya dağıtım ağına girebilmiş tüm filmleri bilgisayarımızdan veya oturduğumuz koltukta set üstü kutumuzun bir kaç tuşuna basarak izleyebiliyoruz artık. Dev bütçeli bu Hollywood filmlerine internet ağı üzerinden bu denli kolay erişebilmek elbette hem kullanıcı hem de film endüstrisi için büyük bir sıçrama anlamına geliyor.








Ne var ki benim gibi dünya sineması ve bağımsız sinema örneklerini fırsat, ve kopya, buldukça izlemekten keyif alanlar için çok heyecanlandırıcı da olmayabilir. Peki size 'dünya sineması ve bağımsız sinemanın çevrimiçi dağıtımı için apayrı bir platform kuruldu ve şimdiden dünya çapında en büyük çevrimiçi ağlardan olan PlayStation Network ile anlaştı' dersem? Üstüne bir de bu ağın kurucusu bir Türk, İzmirli Efe Çakarel dersem? İşte heyecanın doruk noktası.








Avrupa'nın en büyük oyun fuarı Gamescom'u izlemek için Köln'deydik. Fuar kapsamında düzenlenen PlayStation Review gecesinde firmanın Avrupa CEO'su Andrew House'u dinliyoruz, yeni oyunları ve servisleri dev ekrana yansıtılan sunumlar yardımıyla paylaşıyor. Oyun dünyasının pek içinde olmayan, 'softcore' bir meraklı olarak sükunetle sunumu izlerken House 'MUBI'den bahsediyor. Diyor ki, 'dağıtım kanalları çok kısıtlı dünya sineması ve bağımsız sinema ürünleri MUBI servisiyle PlayStation Network üyelerinin evine gelecek.'








Sahibinin sesini duymuş köpek gibi kulaklarım dikiliyor. 'İşte yeni PlayStation 3 Slim'i almam için geçerli bir neden!'. Bize eşlik eden Sony Eurasia ekibindeki arkadaşların sorusu üzerine 'MUBI...' diyorum, '...çok heyecan verici'. Gelen yanıt heyecanı ikiye katlıyor: 'Biliyor musunuz, onun kurucusu bir Türk, Efe Çakarel'. Soru: 'Ona ulaşabilir miyiz?' Cevap: 'Evet, burada zaten!'.








İZMİR-PALO ALTO HATTI





O ilk akşam ve izleyen iki gün boyunca Efe Çakarel'le bir kaç kez bir araya geliyoruz, hikayesini dinliyoruz. Eski adı Amerikan Kız Koleji olan okulun karma hale geldikten sonraki ilk erkek mezunlarından olan Çakarel, üniversite eğitimi için gittiği ABD'de Massachussetts Institute of Technology'de elektrik ve bilgisayar mühendisliği okuyor. Onu Goldman&Sachs'ta yatırım danışmanlığı, Stanford'da işletme yüksek lisansı izliyor.











Bağımsız sinema meraklısı olan Çakarel, üç yıl önce iş için gittiği Tokyo'da bir kafede oturuyor. 'Nisan 2007'ydi' diye başlıyor MUBI'nın doğuşunu anlatmaya.








'Kafede inanılmaz hzlı bir internet var. Bir film izlemek istedi canım, Kar Wai Wong'un In The Mood For Love adlı filmi. İnternette hiç bir yerde bulamadım. Düşünün 40 milyar dolarlık bir pazar bu. O anda kafaya koydum, 2 hafta içinde de firmayı kurdum. Mayıs 2007'de de Cannes film festivalindeydim. Hayatımda gittiğim ilk film festivaliydi. Sektörde hiç kimseyi tanımıyordum.'








Bugün tüm dünya basının izlediği Sony PlayStation ana sunumunda ekrana yansıyan dev MUBI logosunun doğuşu kısaca böyle.








MUBI, 'auteur sineması' denilen ve dev bütçeli filmlerin dağıtım kanallarına giremeyen yaratıcı dünya sineması örneklerinin bulunacağı bir 'sinema kataloğu'. Portföyünde 1200'den fazla film, dünyada 350 bin abonesi var. Kasım 2010'da PlayStation Network'e entegre edildikten sonra 6 ay içerisinde 2 milyon kullanıcı daha bekleniyor. PSN'nin kendi abonesi zaten 50 milyonun üzerinde. MUBI PSN'ye entegre olacağı için her PSN üyesi aynı account'la otomatikman MUBI üyesi de olmuş olacak.








'Bu kadar niche bir girişim olmasına rağmen siteye her ay yarım milyondan fazla insan geliyor' diyor Çakarel, 'çünkü ayrıca sosyal bir platform bu. Hesabınızı açar açmaz size 'Facebook'la bağlantılandırmak ister misiniz?' diye soruyoruz. Ciddi bir viral ağ geliştirdik. Örneğin Susuz Yaz'ı izlemeye başladığınızda, Facebook'ta bir giriş oluşturuluyor. Sizin arkadaşlarınız onu görüyor ve merak edip MUBI'ye geliyor, filmi 'watch-list'ine alıyor.








Türkiye'de her Facebook üyesinin ortalama 300 arkadaşı olduğunu düşünürsek birden milyonlarca insana bu bilgi yayılıyor. PSN ile ilk çıkacağımız 18 ülkede 16 milyon konsolda bu ürün bulunacak.' Çakarel, Türkiye'nin ağa dahil olma tarihini de yaklaşık olarak Mart 2011 olarak telaffuz ediyor.











3 YILDA NEREDEN NEREYE








Çakarel bu noktaya gelmek için çok yoğun çaba sarfettiklerini anlatıyor. 'Fikir güzeldi, başlangıç sermayesini de buldum ailemden ve dostlardan. Ancak bu çapta bir startup yaratmak kolay değil. Film dünyası çok kapalı bir sektör, içine girmek çok zor. Uzun vadeli ilişkilere dayanan, herkesin birbirini tanıdığı, küçük bir kulüp esasında.











O yüzden Palo Alto gibi bir yerden teknolojik bir ürünle gelip bu dünyaya kendinizi tanıtıp, filmlerin dünya çapında yayın haklarını almaya çalışmak gerçekten çok zor. Herşeyi çok iyi yapmanız lazım; Hem platform çok iyi olmalı, hem filmler çok iyi olmalı, hem de PlayStation Network gibi, mobil ortamlar gibi platformlarla anlaşmalar yapıp bu ürünleri oraya koymanız gerekli. O yüzden çok çalıştık ve çok yol aldık.








SCEE gecesinde Sony PlayStation Avrupa CEO'sunun tanıtımında MUBI'yi dev ekranda görmek o nedenle bizim için büyük olay. '








Goldmasn&Sachs'ta öğrendiği ikna yöntemleri çok işine yaramış Çakarel'in. Palo Alto'dan yönettiği uluslararası bağlantılarıyla bu filmlerin yayın hakları için görüşmelere başlıyor, ekibiyle seçim yapıyor, anlaşmalar imzalanıyor ve portföy hızla genişliyor. Londra ve Paris olmak üzere iki ofiste Avrupa sinema çevrelerinden, dağıtım ve festival organizasyonunda ustalaşmış kişileri işe alıyor.








DÜNYANIN EN BÜYÜK DAĞITIMCISI ORTAK



Çakarel şöyle devam ediyor: 'Zaman içinde bağımsız sinema alanında çalışan büyük film şirketleri bizi desteklemeye başladı. Örneğin The Criterion Collection, dünyanın en önemli art-house film distribütörü. Fellini, Godard vs. onun portföyünde. Bir de Celluloid Dreams var, film satış şirketi. Örneğin bir distribütörseniz, Cannes'a gittiğiniz zaman filmleri görürsünüz ama satın almak istediğinizde prodüktörle değil, onun anlaştığı satış firmasıyla görüşürsünüz. Çünkü prodüktörün işi filmi satmak değildir. Celluloid Dreams işte bu satış şirketlerinin en önemlilerinden. The Criterion Collection gibi bu firma da MUBI'ye çok önemli yatırım yaptı. Zaten Celluloid Dream'in sahibi ve CEO'su benim yönetim kurulu üyelerimden.'








'Sektör şu şekilde çalışıyor. 6 önemli film stüdyosu var. Bunlar herkesin duyduğu 'blockbuster' filmleri üretiyor. Bunların dışında kalan bütün filmlerse bağımsız film şirketleri tarafından dünyaya pazarlanıyor. Cannes, Berlin, Venedik, Toronto gibi film festivallerinde distribütörler bu filmleri görüyorlar, kendi ülkelerinde iş yapacağını düşünüyorlarsa o filmi satın alıyorlar. Dolayısıyla bir filmin tüm ülkelerde MUBI üzerinden yayınlanmasını sağlamak için 18'in üzerinde distribütörle anlaşma yapmam lazım. Karmaşık bir iş. iTunes bile dünya çapında olamadı.'








SCORSESE İLE TANIŞMA



Çakarel, Türkiye sinemasını da platformda görmek istediği için Türkiye'den de önemli bir yatırımcının desteğini almış. Slumdog Millionaire'i de Tükiye'ye getiren dağıtımcı firma Chantier Films, MUBI'nin ortakları arasında yer almış. 'Yaklaşık 25 küçük ortağımız var' diyor Çakarel ve ekliyor 'Başından beri bize katılan çok önemli bir arkadaşımız daha var. Kamer Altınova İstanbul'dan geldi bize katıldı. Kamer herhalde dünyanın en önemli grafik tasarımcılarından bir tanesi. MUBI'deki bütün görsel dünyayı Kamer Altınova yarattı.'





MUBI'nn dönüm noktalarından biri de Martin Scorsese ile tanışması olmuş. Ünlü yönetmenin idaresindeki World Cinema Foundation, dünya sinemasının eski örneklerini restore edip izleyiciyle yeniden buluşturan en büyük örgüt dünyada. Bu eserleri daha geniş kitlelere ulaştırabilmek için kendilerine internet ortamında platform arıyorlar.





iTunes'la, Amazon'la, YouTube ile görüşüyorlar ama hiç birinde bu filmlerin odakta yer alacağı bir çözüm bulamıyorlar. Çakarel, Scorsese'den randevu koparmayı başarıyor. O ve ekibi günlerce çok sıkı bir sunum hazırlıyorlar ve toplantıya gidiyorlar. Çakarel gerisini şöyle anlatıyor: 'Sunumu izledi ve o anda 'tamam' dedi. World Cinema Foundation yatırımcılarımızdan biri oldu. Bir sonraki yıl Cannes film festivalinde basın toplantısı düzenledik Scorsese ile birlikte ve MUBI'yi duyurduk. Birden ABD basınında konu edilmeye başladık'.





Platformda sadece dünya sineması örnekleri değil, 'iyi' blockbuster filmler de bulunacak. 'Coen Kardeşler'in filmleri, Scorsese, Tarantino, bunları da görmek istiyorum' diyor Çakarel ve devam ediyor 'Türk sineması örnekleri de var elbette. Susuz Yaz, Yılmaz Güney filmleri... Semih Kaplanoğlu'yla görüşüyoruz, filmlerini kataloğumuza eklemek için. Türk filmlerini özellikle kovalıyorum dünyaya izlettirmek için.'








NEREDEYSE BEDAVA!



Elbette önemli sorulardan biri de MUBI aboneliğiniyle film izlemenin ne kadara mal olacağı. 'Çok agresif fiyatlandırma yaptık' diyor Çakarel 'Tek film satın almak da mümkün, aylık sınırsız abonelik de. Tek film derken öyle 1 günlük filan da değil, 7 gün boyunca kullanılabiliyor ve bu süre içinde istediğiniz kadar izleyebiliyorsunuz. Bunun bedeli 3,59 euro olacak. Peki neden 7 gün? Çünkü ben belki filmi aynı gün içinde bitirmeyeceğim, 3 gün sonra izlemek istediğimde benden ayrı para istenirse ben kızarım.











'Diğer seçenek de aylık abone olmak. Bu durumda istediğiniz filmleri o ay içinde istediğiniz kadar izleyebiliyorsunuz. Aylık abonelik bedelini Avrupa için 12.99 euro, ABD için 19.99 dolar olarak belirledik. Türkiye'de Mart ayı gibi başlatmak istiyorum ve fiyatı daha da düşük tutmak için görüşmelerim sürüyor. Umarım 10 TL gibi bir fiyatla olacak bu.'








'Bu servis ayrıca 'cross-platform'; Yani filmi izlemeye PlayStation Network'te başlayıp, 2 gün sonra öğlen işyerinde PC'nizle devam edebilirsiniz. Tatildeyken laptopta izleyebilirsiniz. Tek bir hesap yetiyor. Bir filme başladıktan sonra platform değiştirirseniz, kaldığınız yeri de hatırlıyor ve ordan devam ediyorsunuz. Bunları dünyada kimse yapmadı.'



Ntvmsnbc / Noyan AYAN


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar