elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Dağın Tepesine Hangi Yoldan Çıkarsan Çık, Manzara Aynıdır |
Engin Ayçiçek



A- A+
21.01.2009 tarihli yazı 2500 kez okunmuştur.

15-16 ocak 2009 tarihlerinde düzenlenen, Ulusal Enerji Verimliliği Forumu, bizlere bir kere daha göstermiştir ki; enerjiyi üretmek kadar üretilen enerjiyi verimli kullanmakta ülkemizin geleceği açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda, foruma katılan özel sektör ve kamu kuruluşları yetkililerine paylaştıkları bilgiler için bir kere daha teşekkür etmek gerekir. Forumda özellikle öne çıkan iki görüş vardı. Bunlardan ilki kullandığımız enerjinin büyük kısmını verimsiz motorlar, yapılmamış ısı yalıtımları, düşük kalitede ev aletleri ve elektronik eşyalar vb. nedenlerden dolayı boşa harcayıp verimsiz kullanmamızdı. Diğer bir görüş ve yüksek sesle dile getirileni ise; üretilemeyen enerjinin verimliliğinden söz edilemeyeceğiydi. Bu görüşe göre, önce potansiyelimizi harekete geçirmeli ve dışa bağımlı olarak enerji yatırımı yapmaktan uzaklaşmalıyız. Gerçekten de enerjide dışa bağımlı olarak yaşamanın etkileri son günlerde Rus doğalgazı alımındaki zorluk nedeniyle özellikle Balkan ülkelerinin sıkıntıya düşmesiyle tekrar gündeme gelmiştir. Forumda bu konuya da değinen Sn Hilmi Güler birazda mizahi yaklaşımla yenebilir enerji kaynağı açılımı yaptı. Sn. Güler ülkemizde bolca miktarda bulunan ve enerji değeri yüksek olan fındığa atıfta bulunarak zorlu geçen kış şartlarında fındık yiyerek hem sağlığımızı düşünmemizi hem de ısınma tasarrufu yapabileceğimizi belirtmiştir.



Bilinmesi gereken bir gerçek vardır ki; elektrik enerjisinin üretiminde planlama ve arz güvenirliği oldukça önemlidir. Bir gerçek daha vardır ki; yaşanan doğalgaz sorunundan etkilenmediysek ve olaya Sn. Güler bu kadar mizahi bir yaklaşımla bakabiliyorsa bunun nedeni kısa vadede yapılan yatırımlardır. Ancak enerjide tam bağımsızlık günleri için orta ve uzun vadede planlamayı iyi yapmalı ve önceki yazılarımda değindiğim AR-GE yatırımlarını hızlandırıp tüm enerji kaynaklarımızı verimli kullanarak teknolojiyi satan bir toplum haline gelmeliyiz. Sonuçta hedefe ulaşmak için seçeceğimiz yol bize bağlı olmalıdır.



Elektrik Enerjisi Üretiminde Planlamanın ve Arz Güvenirliğinin Önemi



Enerji, özelliklede elektrik enerjisi ekonomik kalkınmanın ve toplumsal refahın vazgeçilmez bir unsuru olduğundan yeterli enerjinin, güvenilir şekilde, zamanında ve düşük maliyetle temin edilmesi son derece önemlidir. Ülkemizin, birincil enerji kaynaklarının zenginliği ve büyük enerji projelerinin finansmanı açısından kendine yeterli olmadığı söylenebilir. Bu durumda, her türden kaynağın en uygun kullanımının ve planlamasının iyi yapılması gerekmektedir. Elektrik enerjisi projeleri yüksek maliyetli yatırımlar olup, bu nedenle; enerji kaynağı/yakıt temini, elektrik üretim tesisi, gerekli iletim ve dağıtım tesislerinin inşası bütünlüğü içerisinde ele alınmalı ve tüm yatırım aşamaları eşgüdüm halinde gerçekleştirilmelidir. Elektrik enerjisinde arz-talep dengesinin bozulması ya da olmamasının ülke ekonomisine önemli maliyetleri vardır. Arzın yetersiz kalması, ekonomik ve toplumsal kayıplara neden olacağı gibi, arz kapasitesinin talebin önünde olması da atıl kapasite ve ölü yatırım anlamına gelmektedir. Nitekim Türkiye geçmiş yıllarda arz-talep dengesizliğinin yarattığı sorunların iki boyutunu da yaşamıştır. 1970'li yılların sonlarında ve 1980'lerin başında arz yeterli olmadığı için ciddi elektrik kesintileri yaşanmıştır. Bu durum karşısında santral yatırımlarına aşırı ağırlık verilmiş, sonuçta 1980'lerin ikinci yarısında atıl kapasite ortaya çıkmıştır. Yedekli çalışmanın rehaveti içerisinde, özelleştirme politikalarının da etkisiyle 1990'lı yılların ortalarına kadar kamunun santral yatırımları neredeyse durdurulmuş ve bunun sonucunda benzer bir arz eksikliği krizi, kuraklığın da etkisiyle 2001 yılında yeniden yaşanmıştır. Sektörün yukarıda söz edilen özellikleri, planlamayı, özellikle de tüm sektörleri ve kullanım alanlarını kapsayan bütünsel bir planlamayı, sektör açısından olmazsa olmaz bir unsur haline dönüştürmektedir. Planlama unsurunun göz ardı edilmesinin ya da bu konuda boşluk yaratılmasının sektöre olumsuz etkileri olmaktadır. Hiçbir özel yatırımcı önünü görmeden yüksek maliyetli projelere girişmeyecektir. Bu açıdan, olabildiğince, gerçek durumu yansıtan planların yapılması yatırımcı açısından da güveni arttırıcı bir unsur olacaktır. Hatta tüm dünya ekonomisini belirleyen unsur haline gelen, özellikle de gelişmekte olan ülke ekonomilerinde etkisi daha da öne çıkan 'belirsizlik' halinin olumsuz sonuçlarını en aza indirebilmek için, değişen koşullara göre ortaya çıkabilecek senaryolar üzerinde çalışma yapmak daha da zorunlu görünmektedir. 1990'lı yılların ikinci yarısında yaşanan plansız arz geliştirilmesi yöntemi sonucunda; bugün serbest piyasa uygulamasını engelleyen al ya da öde sözleşmeli üretim yatırımları ( Yap İşlet-Yİ ve Yap İşlet Devret-YİD) ile karşılaşılmıştır. Elektrik enerjisi arz (üretim) planlaması, devletin mali ve birincil kaynak temin ve kullanım politikalarının yansıtılması açısından olduğu kadar, yeni üretim tesislerinin mevcut enterkonnekte elektrik sistemine entegrasyonunu sağlayan iletim ve/veya dağıtım sistemlerinin planlanması ve gerçekleştirilmesi için de büyük önem taşımaktadır.



Elektrik Enerjisi Üretim Sistemlerinde Kurulu Güç ve Enerji Yedeği



Elektrik enerjisi sistemlerinde doğrudan yatırım miktarları ile ilgili olan yedek kurulu güç ve yedek üretim kavramları ve miktarları çok önemlidir. Enerji yedeğinin miktarı kalitesi, mevcut yapısıyla otoprodüktör uygulaması ve enerji ithalat-ihracatı ile çok yakından ilgilidir. Elektrik sektöründe yedeğin gereğinden fazla olması atıl kapasitenin ve buna bağlı olarak ilave bir yatırım ve işletme giderinin oluşmasına neden olacaktır. Bu durum sektörü ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyecektir.



Türkiye sistemi genellikle enerji darboğazı yaşanan yıllarda %30, diğer yıllarda ise %40 kurulu güç yedeğiyle çalışmıştır. Bunun sebebi yenilenebilir kaynakların başında gelen hidrolik santrallerin kurulu güç içindeki payının %40'lar seviyesinde olmasıdır. Kuraklık yaşanan yıllarda rezervuarlı hidrolik santrallerin üretimleri %50 azalabilmektedir. Türkiye'de en fazla gündemde olan hidrolik ve rüzgar santrallerinde eksik üretim riski her zaman vardır. Bu nedenle yukarıdaki örnekte de açıklandığı gibi, güvenilir üretim kaynağı olmayan ancak yerli ve çevre dostu olması nedeniyle tercih edilen hidrolik ve rüzgar santrallerinin toplam kurulu güç içindeki payı arttıkça üretim sistemi güvenilir kurulu güç yedeğinin de aynı oranda arttırılması yani daha fazla termik yedek kapasite yatırımı yapılması gerekmektedir.



Sürdürülebilir Talep Tahmini ve Enerjide Dışa Bağımlılık



Mevcut linyit rezervimizin henüz % 40'ını, hidrolik potansiyelimizin de % 30'unu kullanabilir olmamız enerjide dışa bağımlı olmamızın ana nedenlerinden biridir. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için enerjiyi verimli kullanım yanında yerli kaynak kullanımını artırmak, ileride bu kaynaklara doğacak yeni talepleri karşılayabilmek için rezerv araştırma faaliyetlerine hız ve önem verilmesi gerekmektedir. Enerjide dışa bağımlılık arz güvenliğini ve ülkenin ekonomik ve sınaî geleceğini riske sokan önemli bir etkendir. Bu nedenle dışa bağımlılığımızı süratle azaltma yoluna gitmeliyiz. Enerji kaynaklarımızın son derece sınırlı olduğu söylemlerinin aksine, bugün için bilinen ekonomik olarak kullanılabilirliği kabul edilen mevcut yerli enerji kaynaklarımızın tam ve verimli olarak kullanıldığı takdirde bugünkü tüketim trendine uygun olarak ülkemizin genel enerji talebini en az 35-40 yıl karşılayabilmesi söz konusundur.



Küresel rekabet yarışında ekonomimizin gelişerek ayakta kalabilmesi için 'sürdürülebilir ve güvenilir enerjinin' sağlanması şarttır. Türkiye'nin GSYİH'nın uzun vadeli artış hızının %3,8 elektrik enerjisi tüketim artışının uzun yıllar ortalamasının (1963-2005) % 4,2 olduğu gerçeği karşısında, mevcut talep tahminlerinde öngörülen % 8,3 - % 6,3 gibi yüksek tüketim hızlarını düşürmek için elektrik enerjisini verimli kullanarak enerji yoğunluğunu düşürmek gerekecektir. Tüm veriler ve enerji geçmişimiz incelendiğinde başlatılan enerji verimliliği çalışmalarını oldukça faydalı bulmakla beraber, ivedilikle yerli enerji kaynaklarımızı kullaıp, mevcut sistemimizi iyileştirme çalışmalarına başlamalıyız. Unutmamalıyız ki; Zenginlik gübredir, yalnızca saçıldığında faydalı olur. Gelecek yazımızda görüşmek üzere'



engin.aycicek@elektrikport.com






ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar