elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

BİLİMSEL YÖNETİMİN YARATICILARI SERİSİ-3 MAX WEBER

Max Weber, Alman düşünür, sosyolog veekonomi politik uzmanıdır. Weber temel olarak toplumların ekonomik ve politikyapılarını incelemiştir. Yönetim üzerine çalışmaları daha çok geliştirdiği“Bürokrasi Modeli” temelli olup kendisini bilimsel yönetimde çığır açan birbilim insanı yapmıştır.



A- A+
01.01.2012 tarihli yazı 5545 kez okunmuştur.


Tam adı Karl  Emil Maximillian Weberdir, ve 1864 yılında Almanya'nın Erfurt kasabasında doğmuştur. Politikacı bir aileden gelmektedir. Ailesinin ve bulunduğu entelektüel çevrenin de etkisiyle sosyal bilimler alanına yöneldi. 1882'de Heidelberg Üniversitesi Hukuk bölümüne girdi. Hukuk derslerinin yanı sıra, ekonomi, Ortaçağ Tarihi ve teoloji derslerine de katıldı.




Sistem içerisinde birlikte çalışan insanlar belli bir büyüklüğü aştıklarında belirli ilkelere uygun olarak yönetilmektedir




Weber yönetimde modern anlamda bürokrasi yaklaşımını 1900’lü yılların başlarında ortaya koymuştur. Weber ‘e göre bir sistem içerisinde birlikte çalışan insanlar belli bir büyüklüğü aştıklarında belirli ilkelere uygun olarak yönetilmektedir. Bu ilkeler tüm büyük gruplar için evrenseldir. Bürokratik modelde örgütlerde geleneksellik terk edilip, bilgi ve teknik beceriler yönetimde dominant bir hal almaktadır.



Weber’in araştırmaları sosyal yargılardan çok pozitif ilimler üzerine kurulmuş bir yönetim anlayışını içermektedir. Örgütlerin yönetimi rasyonel temeller üzerine kuruludur ve kişilere bağlı değildir. Bir diğer deyişle organizasyon yapısı makineleştirilmiş ve kendi kendini sistemli bir şekilde yöneten ve devam ettiren bir yapı oluşturulmuştur.  Bu model ataerkil yönetim şeklinden profesyonel yönetime geçen organizasyonlara yol göstermiş ve geçişi hızlandırmıştır.



Organizasyonlarda asıl olan yetkidir ve bu yetkiyi devralan kim olursa olsun bu yetkilerin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmesi gerekir. Sistem kendi içindeki kurallarıyla yetkilerin doğru kullanılmasını da güvence altına almaktadır. Weber yetkiyi üç gruba ayırmıştır:




  • Geleneksel Yetki: Geleneksel yetki kişisel olup doğuştan kazanılan statüye bağlıdır. Yetki ve emirler geleneklere aykırı olmadığı takdirde meşrudur.  Geleneklerin kutsallığına ve bu gelenekler altında yetkilerini kullananların meşruiyetine dayanır. Geleneksel yetki devamlı idari yapıların temelini oluşturacak kadar istikrarlıdır. 




  • Karizmatik Yetki: Karizmatik yetki de kişiseldir. Ancak geleneksel yetki gibi doğuştan ve geleneklerden kaynaklanmaz, sonradan kazanılır. Karizmatik yetki bu yetkiyi kullanan kişilerin kutsallık, kahramanlık vb. gibi üstün nitelikleri sonucu ortaya çıkar. Weber’e göre karizmatik şekiller istikrarsızlık ve kriz dönemlerinde olağanüstü önlemler gerektiğinde bu önlemleri sağlamayı vaat eden birileri çıktığında ortaya çıkar.




  • Ussal-Yasal Yetki: Diğer iki yetki çeşidinin aksine bu yetki çeşidi kişisel değildir. Bu yetki mantıki kaideler ışığında yapılan seçimler sonucu elde edilir ve yine aynı şekilde devredilir. Emirler herkesi bağlayıcı niteliktedir.  Bu yetki daha özel ve daha evrensel bürokratik yapılar için temel sağlar. 



 



Z.Metin Coşkun



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar