elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Bakan Şimşek MÜSİAD'la buluştu

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek MÜSİAD Ekonomi Buluşmaları’na konuk oldu.



A- A+
15.07.2008 tarihli yazı 1236 kez okunmuştur.

Bakan Mehmet Şimşek'e MÜSİAD 2008 Ekonomi Raporunu sunan Başkan Ömer Cihad Vardan 'Çalkantılı günler geçirmekte olduğumuz bugünlerde, hepimiz ekonomiyle yatıyor, ekonomiyle kalkıyoruz. Doğal olarak bu konu, sadece iş alemini değil ülkemizdeki 70 milyon insanımızı bir şekilde etkiliyor' dedi.





MÜSTAKİL SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, 'IMF ile kredili stand-by' anlaşmasından çıkıldığı Mayıs ayından bugüne ülkemizde mali disiplinde herhangi bir bozulma olmadığı gibi, ilk 6 ayda kamu bütçesi 2 Milyar YTL fazla verdi, ihracatımız da yüzde 35 arttı' dedi.



MÜSİAD Genel Merkezi'nde düzenlenen ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in konuk olduğu toplantıda konuşan Vardan; MÜSİAD'ın kurulduğu günden bu yana ülkemizde özellikle ekonomi alanında, iş hayatında sıkıntı çekilen konuların tespiti ve bunların çözümlenmesine yönelik olarak raporlar hazırladığını, bunları başta hükümet olmak üzere tüm ilgililerle, yetkililerle ve kamuoyuyla paylaştıklarını belirterek şunları söyledi:







'MÜSİAD'ın 204 sayfadan ve 9 bölümden oluşan 2008 Ekonomi Raporu'nda; ülkemizin bugünlere gelişini inceledik, mevcut durumun bir fotoğrafını çektik ve ileriye dönük olarak yapılması gerekenleri önermeye gayret ettik. Önerilerimizi raporun 9. bölümünde topladık. Bunları da 'yüz ağartan yüz öneri' başlığıyla kamuoyuna sunduk ve bu yüz önerimizi de 8 ana başlıkta topladık.



Bu yılki raporumuz, 'Demokrasi ve İstikrar İçinde Kalkınma' konusunu işaret etmektedir. Raporun sunumunda da, sürdürülebilir büyüme ve istihdam için tam ve kesintisiz demokrasinin şart olduğunu bir kez daha vurgulamaya çalıştık. Burada raporun detaylarına inmeden birkaç konuya değinmek istiyorum.





'Olumlu gelişmelerden rahatsız olanlar kaos peşinde'




'Bugün hepimizin yakından takip ettiği gibi, 2006 yılından bu yana öncelikle TCMB Başkanı ve sonra da Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili başlayan, halihazırda da parti kapatma davası ile devam eden süreçte, ülkemizde bazı kişiler hala kaos oluşturma çabası içindeler. Ülkemizin 25 çeyrek süredir yakaladığı büyüme, kişi başına düşen milli gelirdeki artış, makro ekonomideki dengelerin oturtulması, ihracatın artması sanki birilerini rahatsız ediyor. Uçuşa kalkan uçağı sanki birileri çekerek aşağı düşürmek için çaba sarf ediyor.



'Finansal kriz ve kapatma dâvâsı ekonomiyi belirsizliğe soktu'





Bütün bunlara ilaveten, yurt dışında, bizim kontrolümüz dışında oluşan finansal kriz, bunun yanında tüm dünyadaki enerji, emtia ve gıda fiyatlarındaki akıl almaz, çılgın artışlar, bizim gibi enerji ve hammaddede dışa bağımlı olan tüm ülkeleri olumsuz etkiliyor.




Bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen, Türkiye ilk çeyrekte yüzde 6,6 gibi çok önemli bir büyüme rakamı yakalamış durumda. Tabii ki, gönül de, gerçekler de bunun daha fazlasını istiyor. Fakat özellikle 22 Temmuz 2007'de halkımızın yarıya yakının oyunu alarak iktidar olmuş bir parti hakkında seçimden sadece 6-7 ay sonra açılan kapatma davası, daha önceki 367 kararı vicdanlarda hala yer bulamamışken, tüm piyasayı bir belirsizlik içine sokmuştur. İnsanlar önümüzdeki günlerde ne olabileceğini kestirememekte olduklarından yatırımlarını durdurmuşlar veya askıya almışlardır.



Sayın Bakanımızın da bir hafta kadar önce açıkladığı gibi, faizlerdeki artıştan dolayı Hazine'ye, bir başka deyişle milletin sırtına 20-22 milyar YTL ilave bir yük gelmiştir. Ayrıca borsadaki şirketlerin değeri yaklaşık olarak 80 Milyar YTL düşmüştür. Öte yandan şirketlerin iş kayıplarını ise hesaplamak mümkün değildir.





'AYM istikrarı yeniden tesis etmeli, yatırımcıları rahatlatmalı'




Bu nedenle, bizler iş dünyasının temsilcileri olarak, Anayasa Mahkemesinin bir an önce bu konuyu, milli iradenin tecelli ettiği şekilde, davanın reddi yönünde neticeye kavuşturmasını, böylelikle istikrarın tekrar tesis edilmesine yardımcı olmasını, toplumumuzu ve Türkiye'de yatırım yapmayı düşünenleri rahatlatmasını bekliyoruz. Bu, tüm ülke adına çok önemli bir sorumluluktur ve hepimiz bu sorumluluğun gereğinin yerine getirilmesini arzu ediyoruz.



Reform kararlılığı ümit verici





Dünyadaki enerji, emtia ve gıda fiyatlarındaki rekor artışı; iş hayatındaki tüm imalatçılarımızı, sanayicilerimizi, kısaca hepimizi, maliyetlerini daha önceden kestiremedikleri bir oranda artırmakta ve rekabet gücümüzü etkilemektedir.




Hükümet, Sayın Bakanımızın da katkılarıyla, bütün bu olumsuz dünya konjonktürüne ve iç siyasal olaylara rağmen, mikro alanda GAP Eylem Planını, İstihdam Paketi'ni, Sosyal Güvenlik Yasası'nı, ARGE teşviklerini, 1000+1000 KOBİ Destek Paketi'ni ve enerji desteklerini TBMM'den geçirerek, insanımızın rekabet gücünü tamamıyla kaybetmemesi için yapısal reformlara devam etmiştir.



'IMF ile ilişkilerde Program Sonrası Gözetim Anlaşması' yeterli'





IMF ile 1999 yılında başlatılan 'kredili stand-by' anlaşmasından Mayıs 2008'de çıkılmıştır. Bu tarihten bu yana, birçok çevrelerin söylediğinin aksine, ülkemizde mali disiplinde herhangi bir bozulma olmadığı gibi, ilk altı ayda kamu bütçesi 2 Milyar YTL fazla vermiş, ihracatımız da yüzde 35 artmıştır. Kendi insanımızın özgüven ve bilgi birikimiyle bundan sonra yapacağı 'program sonrası gözetim anlaşması' ile IMF ile ilişkilerini sürdürmesinin yeterli olacağını düşünüyoruz.'








Kaynak: Rotahaber



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar