elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Bakan Çağlayan'dan BOTAŞ'a tepki

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, BOTAŞ'ın sanayicilerden teminat mektubu istemesine tepki göstererek, "BOTAŞ'ın yaptığı uzaysal davranışı kınıyorum" dedi.



A- A+
18.12.2008 tarihli yazı 1176 kez okunmuştur.

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Geleneksel Başarılı Sanayi Kuruluşları Ödül Töreni, Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Yunus Emre Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Törene Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, İzmir Valisi Cahit Kıraç, EBSO Meclis Başkanı Ender Yorgancılar, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda sanayici katıldı. Törende konuşan Bakan Çağlayan, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın'ın BOTAŞ'ın sanayicilerden teminat mektubu istemesi şikayeti üzerine, böyle bir davranışın Türkiye ve dünya gerçekleriyle ne kadar bağdaştığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.



Türkiye'nin dünya ülkeleri baz alındığında yaşanan küresel krizi en az etkiyle atlatacağına inandığını, fakat bunun için bir takım şartların yerine getirilmesi gerektiğini belirten Bakan Çağlayan, BOTAŞ'ın sanayicilerden teminat mektubu istemesini eleştirerek, "Türkiye bu krizi en az etkiyle atlatacaktır ve fırsata dönüştürecektir, böyle umuyoruz. Sadece temenni yetmez, şartların da yerine getirilmesi gerekiyor. BOTAŞ'ın yaptığı uzaysal davranışı sizlerin huzurunda kınıyorum. Böyle bir davranış içinde olmak acaba ne kadar Türkiye ve dünya gerçekleriyle bağdaşıyor? Ben bu uygulamayı yapanların hakikaten Türkiye'de yaşadıklarından şüphe ediyorum. Son 10-15 gündür ilgili arkadaşları ve BOTAŞ'ı uyarıyorum. Gerek nakdi gerek gayrinakdi kredilerin kısıldığı bir ortamda bu teminat mektubunu toplayın dermiş gibi bir ortamda kalkıp reel sektörün üzerine maliyet yükü getiren teminat mektubu sıkıntısına sokmak bana göre tamamen yanlış bir davranıştır. Gerçekten böyle bir konuyu söylemek bile beni üzüyor" şeklinde konuştu.



"BOTAŞ'la ilgili gereğini yapacağım"


Bakan Çağlayan'ın BOTAŞ'la ilgili eleştirilerini dile getirdiği sırada sanayicilerin "Gereğini yapın" demesi üzerine Çağlayan, "Gereğini tabii ki yapacağım. BOTAŞ'ın böyle bir hatadan döneceği kanaatindeyim. Zaten kendilerini uyardım. Beni başkasıyla karıştırmayın, gereğini yapacağım" dedi.



Türkiye'nin zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Çağlayan, 4 ay içerisinde yapılan tüm toplantılarda zor bir sürecin yaşanacağının haberini verdiklerini hatırlattı. Dünyayı etkisi altına alan küresel krizin sanayi, ticaret ve ihracatıyla iyi noktada bulunan Türkiye'yi etkilememesinin beklenmemesi gerektiğini belirten Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, "Bu kriz freni patlamış bir kamyon gibi ortalarda dolanıyor. Bu nedenle bu krizden Türkiye'nin etkilenmemesi söz konusu olamazdı" dedi. Bakan Çağlayan sanayi odası başkanlığı yaptığı dönemde de birçok kriz atlattığını ve çeşitli sıkıntılar yaşadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:



"Her inişin bir çıkışı var. Hiçbir kriz hiçbir ülkede kalıcı olmamıştır. Bu kriz dikkate alınmayan bir krizdi fakat Türkiye'nin diğer ülkelerden farkı var. Üçüncü çeyrekte yarım puanlık büyümeyi elbette savunamam ama bu kriz bizim çıkardığımız ansiklopedi, kitap, cetvel fırlatmayla çıkardığımız bir kriz değildi. Finans balonunun patlamasıyla oluşmuş bir kriz. Aslında bu kriz bize pek çok şeyi de öğretti. Aslolanın reel sektör olduğunu öğretti. CEO'ların tutum ve davranışlarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini gösterdi. Türkiye şükürler olsun geçmişin Türkiye'si değil. Türkiye artık çok önemli bir mali disipline sahip."



"Bankaların paranın üstüne oturma lüksü olamaz"


Kriz sürecinde bankalara duyarlı olmaları konusunda çağrıda bulunan Bakan Çağlayan, "Bankaların tavuğun yumurtanın üstüne oturduğu gibi paranın üstüne oturma lüksü olamaz. Parayı reel sektöre akıtması lazım. Bankacılık sektörü unutmamalıdır ki bugünün yarını da var" ifadelerini kullandı.



Hükümet olarak krizin en hafif atlatılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını ve bu çalışmaların devam edeceğini belirten Bakan Çağlayan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın hazırladığı girişimci bilgi sistemi sayesinde yaşanan krizden hangi sektörün ne ölçüde etkileneceğinin tespitinin yapılacağını ifade etti. Krizin en hafif şekilde atlatılmasına yönelik politikalar ürettiklerini kaydeden Bakan Çağlayan, "2009 yılının ilk iki çeyreğinde çeşitli sıkıntılar olacak. Büyüme rakamları istenilen seviyede olmayacak. Ama bu krizden en az etkilenecek şekilde yoğun çalışmalarımızı devam ettiriyoruz" diye konuştu.



"Türkiye ile IMF arasında yılbaşı itibariyle anlaşma sağlanacaktır"


Türkiye'nin IMF ile anlaşması sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Çağlayan, "Türkiye'nin menfaatine neyse o yapılacaktır kimse merak etmesin. Yılbaşından itibaren her şey rayına oturacak, reel sektör rahatlayacaktır. IMF ile yılbaşı itibariyle anlaşma sağlanacaktır" dedi.



Şu anda Avrupa'nın krizi en şiddetli şekilde yaşadığını ifade eden Bakan Çağlayan, Türkiye'nin bu durumu fırsata dönüştürebileceğini belirterek, "70 milyon nüfusumuz dinamik bir iç pazarımız var. Avrupa üretemez ve rekabet edemez durumda. Avrupa için en kolay mal tedarikçisi Türkiye. Bu avantajları değerlendirmek zorundayız. Ben bunları size gaz vermek için söylemiyorum" diye konuştu.



EBSO Meclis Başkanı Ender Yorgancılar ise, Bakan Çağlayan'ın bakanlığı süresince 14 defa İzmir'e geldiğine dikkat çekerek, sanayicilere verdiği destekten dolayı kendisine teşekkür etti. Yorgancılar, 2007 yılında yaşanan siyasi çalkantıların ekonominin ikinci plana itilmesine sebep olduğunu belirterek, 2008'in ikinci yarısına kadar ekonomiye gereken önemin verilmediğini savundu. ABD'de baş gösteren krizin tüm dünyayı nasıl etkisi altına aldığının sorgulandığını kaydeden Yorgancılar, şunları söyledi:



"Küreselleşme dediğimiz olgu tam da burada ortaya çıkmaktadır. 'Beraber çalış, beraber yaşa' sloganının gereği olarak, nimetlerinden yararlandığımız küreselleşmenin sonucuna da katlanmak zorundayız. Bu kriz bizlere, tüm dünya ekonomilerini nasıl birbirine bağlı olduğunu çarpıcı bir biçimde göstermiştir."



Üreten, istihdam oluşturan, yatırımlarını genişleten ve ihracat yapan özel sektörün ekonominin devamı olduğunu dikkat çeken Yorgancılar, özel sektör yatırımlarının yeterince desteklenmediğini ifade ederek, hükümetten destek beklediklerini bildirdi. Krizin sonsuza dek sürmeyeceğini bildiklerini kaydeden Yorgancılar, şunları söyledi:



"Ülkemiz Avrupa'nın 6., dünyanın 15. büyük ekonomisi haline gelip, 130 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirebiliyorsa bunda en önemli başarı şüphesiz ki özel sektör temsilcilerine aittir. Krizleri çıkaran insanlar olduğuna göre, göğüsleyecek ve çözecek olan da insan faktörüdür. Beklemenin hiçbir faydası yoktur."



Yorgancılar, işçi çıkarmanın çözüm olmayacağının altını çizerek, krizin atlatılabilmesi için istihdam, eğitim ve yatırım politikalarının geliştirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.



"Çözüm üç yerde var"


EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın da, ödül töreni kapsamında bu yıl üretim, yatırım, ihracat, vergi gibi dallarda göstermiş oldukları başarılar nedeniyle 87 firmaya plaket, EBSO Meclisi, meslek komiteleri ve komisyonlarında görev yapmış 18 üyeye ise hizmet şildi verileceğini söyledi. Taşkın ayrıca, başarılı marka oluşturan 59, AR-GE çalışması yapan 35, inovasyon çalışması yapan 6 firmanın plaketle ödüllendirileceğini belirterek, 624 firmanın da başarı belgesi almaya hak kazandığını dile getirdi.



Taşkın, 2007 yılından bu yana, Türkiye'de sadece siyasetin gündemde olduğunu ifade ederek, piyasalara güven verecek ve ileriyi görmelerini sağlayacak olan ekonomik atılımlarda geç kalındığını söyledi. Hükümetin krize karşı hazırladığı önlem paketini bir an evvel hayata geçirmesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, reel sektörü de içine alan krizin psikolojik faktörlerden de beslendiğini ifade etti.



Türkiye'nin en önemli ticaret ortakları arasında yer alan Avrupa ve Amerika'nın, krizi oldukça derinden yaşadığını ifade eden Taşkın, reel sektörün finansa erişimde zorluk çektiğini söyledi. Çek ve senetlerin ödenemediğini belirten Taşkın, işlerin ve siparişlerin durma noktasına geldiğini kaydetti. Krizin ardından nakit akışında yaşanan sıkıntının iyice belirginleştiğini ifade eden Taşkın, "Çözüm üç yerde var. İstihdamı sürdürerek işsizliği önlemek. İç tüketimi canlandırmak. İhracatı sürdürmek" dedi.



Törenin sonunda Bakan Çağlayan firmalara ödüllerini verdi. 2007 yılında en yüksek üretimi gerçekleştiren ilk 3 firma şöyle:



"Tüpraş Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş., Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstri A.Ş., Petkim Petrokimya Holding A.Ş."



2007 yılında en çok yatırım yapan ilk 3 firma şöyle:



"Opet Petrolcülük A.Ş, Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstri A.Ş., Tüpraş Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş."



2007 yılında en çok ihracat yapan ilk 3 firma şöyle:



"Tüpraş Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş., Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstri A.Ş., İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş."



2007 yılında en yüksek kurumlar vergisi ödeyen 10 firma şöyle:



"Philsa Philip Morris Sabancı Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş., Pınar Süt Mamülleri A.Ş., İzmir Çimento Fabrikası T.A.Ş."



2007 yılında üretimden satış KOBİ ödülü ilk 3 firma şöyle:



"Yonsan Ege Yonga Levha San. ve Tic. A.Ş., Fersan Fermantasyon ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Teknopet Plastik Ürünleri ve Pet ambalaj San. ve Tic. A.Ş."



2007 yılında yatırım tutarı KOBİ ödülü alan ilk 3 firma şöyle:



"Aliağa Çakmaktepe enerji Üretim A.Ş., Viltur Villa Saray Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., Bolulu Hasan Usta Süt Tatlıları Gıda ve İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti."



2007 yılında ihracat KOBİ ödülü alan ilk 3 firma şöyle:



"Era Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Rapunzel Organik Tarım ürünleri ve Gıda Ticaret Ltd. Şti., İ.Y.A. tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti."



2007 yılında kurumlar vergisi KOBİ ödülü alan ilk 3 firma şöyle:



"Kastaş Kauçuk San. ve Tic. A.Ş., cemer Kent Ekipmanları San. ve Tic. Ltd. Şti., Akdemir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş."



Kaynak: İHA
















ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar