elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Amerikan krizinin yansımaları nasıl olacak?

ABD'de yaşanan kriz tüm gözlerin bu ülkeye çevrilmesine neden oldu.'Kale gibi kuruluş. Top atsan yıkılmaz' denilen bankalar çökmeye başladı. Peki Türkiye'yi nasıl bir durum bekliyor?



A- A+
22.09.2008 tarihli yazı 1825 kez okunmuştur.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve ekonomist Süleyman Yaşar: "ABD'deki kriz Türkiye'ye uzak. Ama Rusya krize girerse Türkiye'ye de sıçrar. Çünkü Bağımsız Devletler Topluluğu'yla yılda 60-70 milyar dolarlık dış ticaretimiz var"..



ABD'nin finans sektöründe yaşanan kriz tüm gözlerin bu ülkeye çevrilmesine neden oldu. "Kale gibi kuruluş. Top atsan yıkılmaz" denilen bankalar çökmeye başladı. Amerikan yönetimi bu bankaların en önemlilerine müdahale edip kurtararak krizden kurtarmaya çalışıyor. Peki bu kriz Türkiye'yi nasıl etkiler? Türk bankaları ne durumda? Söylendiği kadar sermaye yapıları güçlü mü? Türklerin paralarının yoğun bulunduğu İsviçre ve Almanya'daki bankalar nasıl? Ve bu krizin sonunda ABD'nin liderliğini yapmadığı yeni bir dünya sistemi mümkün mü? Türkiye söylendiği gibi kriz içinde mi? Tüm bunları İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve ekonomist Süleyman Yaşar'a sorduk. Daha önce Referans şimdi de Taraf gazetesinde ekonomi yazıları yazan Yaşar, 1980'lı yıllarda Hazine'nin üst düzey bürokratlarındandı. 1992'ye kadar da Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcılığı yapan Yaşar, görevini bırakarak üniversiteye döndü.



* Amerika'da tam olarak ne oluyor? Kredi kriziyle 13 ay önce başladı. Konut sektöründe ortaya çıktı. Krizin nedeni 11 Eylül saldırılarından sonra finans sistemleri rahatlasın diye yapılan faiz indirimleri. Faizler inince para ucuzladı. Dolayısıyla konut alımları da ucuzladı. Böylece konut kredileri bol miktarda dar gelirlilere de açıldı. Sonra faizler yükselince bu krediler ödenemedi. Ödenemeyince de kriz çıktı.



* Krediler niye bu kadar yaygın şekilde ödenemedi? Faizler yükselince konutlar teminat olarak verildiği için konut değerleri birden bire düştü. Arada bir teminat farkı doğdu. O teminatı sizin karşılamanız gerekiyor. Karşılayamayınca konutu geri veriyorsunuz. Konutu geri vermek de sist e m i kriz içine soktu. Bankaların elinde konut birikiyor, onları nereye satacaklar? Böylece risk altına girmiş oluyorlar.



* Krizin neresindeyiz, devam eder mi? Bu konuda bir şey söylemek çok zor. Çünkü bankacılık sistemi asimetrik enformasyona dayanıyor. Banka çalışanları, yani içerdekiler biliyor ama biz bilmiyoruz. Bu bankaların bilançoları nasıl, alacakları nedir, borçları ne kadardır, bunları tam olarak bilmiyoruz.



* Amerika'nın iflas bayrağını çeken banka ve veya büyük şirketlere tek tek müdahalesi krizi bitirir mi? Amerika bunu mecburen yapacak. Bunları kurtarmadığı takdirde sistem tümüyle çökebilir. Mesela Türkiye'de 2001 krizinde tüm bankacılık sistemi devletleştirildi. Ya böyle yapacaksınız ya da Amerika'daki gibi tek tek kurtararak sistemi sürdürmeye çalışırsınız. Amerika, bu operasyonlarla sistemi kurtarır. Hem hazine hem de merkez bankası desteğiyle bunu yapar.



* Kriz Türkiye'yi nasıl etkiliyor, Türkiye'ye sıçrar mı? Türkiye, konut sektörüyle bu krizden etkilendi. Amerika'da faizlerin artmasıyla Türkiye'deki konut sektöründe yatırımlar durdu. Satışlar azaldı. Ortalama konutlarda bu yaşandı, lüks konut satışlarında bir durulma yaşanmadı. Lüks konutlarda da kriz şimdi başladı. Türkiye'nin bu ekonomik dalgalanmadan nasıl etkileneceği konusunda iki riski var; birincisi cari açığı yüksek. İkincisi ise Türk lirası çok değerli. Ama avantajları daha fazla.



* Nedir avantajları? Dört avantajı var. Bütçe açığı fazla değil, bankacılık sistemi sermaye sorunu yaşamıyor, Merkez Bankası bağımsız yönetimini sürdürüyor ve özelleştirme bu yıl tahminlerin üzerinde gelir getirdi.



* "Kriz Türkiye'ye sıçramaz" mı diyorsunuz? Bu kriz Türkiye'ye uzak. Türkiye daha önce yaşadığı krizlere göre şu an çok farklı durumda. Daha önce bütçesinin açığı büyük olurdu, bankalarının sermayeleri yeteri değildi. Ama Rusya'nın krize girmesi Türkiye'yi çok kötü etkiler. O zaman sorun olur. Çünkü Bağımsız Devletler Topluluğu'yla yılda 60-70 milyar dolar civarında bir dış ticaret hacmimiz var. Bunun yanında bavul ticareti de var. Birçoğu da kayıt dışı. Kriz çıkarsa Türkiye'ye sermaye girişi durur. O nedenle Amerika'dan çok Rusya ekonomisini dikkatlice izlememiz gerekiyor.





Yeni bir dünya düzenine geçmek mümkün





* Bu krizin sonunda temel sürdürücüsünün Amerika olmadığı yeni bir dünya düzeni mümkün mü? Bu yönde alternatif görüşler var. "Artık Amerikan rüyası bitiyor mu" diye soruyorlar. Amerika'da ücretler saat olarak 1979 ile 2007 arasında sadece bir dolar artmış. Ama en üst dilimdeki zenginlerin geliri aynı zaman içerisinde yüzde 300 oranında artmış. Amerikan rüyasında, "Çok çalış zengin olursan ve refaha kavuşursun" fikri işleniyor. Buna göre kişi ev ve otomobil gibi krediler alıyor sonra bunları çalışarak ödüyordu. Ama ücretler artmayınca şimdi bu kredileri ödeyemiyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, sistemi bozuyor. Bu nedenle krizden sonra yeni kurulacak sistemde ücretlerin lehine bir gelişme olmadığı takdirde, Amerika'da rüyanın sürdürülmesi mümkün değil. Bu da bir ihtimal.



* Kriz küresel boyuta ulaşabilir mi? Bu kriz gelişmiş ülkelerin krizi. Amerika'da başlıyor, İngiltere'yi etkiliyor. Gelişmekte olan ülkeleri; Türkiye, Çin, Brezilya'yı etkilemiyor. Bu ülkelere sıçrarsa o zaman bütün sistem çökebilir. Şu da var; burada mali sistemin daralması reel ekonomi için iyi olabilir. Çünkü fiyatlar aşırı şişmiş durumda. Bu fiyatların gerçek arz-talep seviyesine inmesi gerekiyor. Daha küçük mali sistemde daha sağlıklı bir küresel ekonomi oluşturulabilir. Daha küçük olur ama daha sağlıklı olur. Burada da yeni bir dünya finans mimarisine ihtiyaç var.



* Avrupa bankalarına sıçrama ihtimali var mı? İngiltere'nin de konut sektöründe sorun var. İngiltere bankalarında, Amerika'nın konut sektörünün kredilerin sonucunda çıkardığı senetlerden var. Büyük miktarlar almışlar. Onlar riske girdi. Konut sektöründe ayrıca bir daralmaya girdiler.



* Türklerin paralarının yoğun bulunduğu İsviçre ve Almanya etkilenir mi? Türklerin parası tehlikede mi? İngiltere dışında Avrupa'nın başka bir ülkesine sıçrama ihtimali yok. Avrupa'nın sorunu ekonomilerinin küçülmesi. Büyümenin düşmesi işsizlik demek çünkü.





2009'da dolarda artış olmaz



* Türkiye'nin kriz içinde olduğunu ya da 2008'in başında kriz yaşanacağını söyleyen ekonomistler var... Gelişmekte olan ülkeler, ekonomik kurumlarının tam olarak oturmaması nedeniyle sürekli kriz halinde değerlendirilebilir. Bu da yatırımcı için kırılganlık yaratıyor. Örneğin, ücretlerin ne kadar ve ne durumda artacağı bilinmiyor. Bilinmemesi belirsizlik yaratıyor. Ama şu anda Türkiye'de kriz yok. Bütçesi açık değil, özelleştirmeler devam ediyor.



* Bu gündelik yaşama yansıyor mu? Türkiye'de refah bu dönemde daha yüksek. Bu nedenle "Kriz vardır" diyemeyiz. 1980'den bu yana enflasyon ve işsizliğin en düşük olduğu dönemdeyiz. "Kriz içindeyiz" diyenler cari açık ve paramızın aşırı değerli olmasından yola çıkarak söylüyor. Ama maddi temeli yok. Döviz rezervleri tamam. Bu rezervler Türkiye'nin ithalatını finanse edebilecek durumda.



* Dolar 2009'un ilk çeyreğinde ne olur? Bu ekonomik dalgalanma öncesi 2009'un ilk çeyreği için beklenti 1.25 YTL'ydi. Şimdi tahminler değişecek. Ama yine 1.30 YTL civarında olur. Yani artmayacaktır. Hükümet, 2009 için orta vadeli programda dolar kurunu 1.43 YTL olarak alıyor. Dolar buraya kadar gelirse kamu maliyesi açısından bir tutarsızlık olmaz. Bu Türkiye'nin ihracatını destekler, cari açığını küçültür. Ama 1.50 YTL'nin üzerine çıkarsa ekonomi küçülür.



* Nasıl bir ekonomik değişim olursa Türkiye krize girer? Türkiye'nin sorunu bu yılın ikinci çeyreğinde büyüme oranının düşmesi. Eğer, büyüme oranı negatife düşerse o zaman Türkiye krize girmiş olur. Bu büyük işsizlik getirir. Beraberinde sosyal sorunları da artırır. Türkiye'de tarım kesimi küçüldüğü zaman ekonomik büyüme düşüyor. Hükümetin, tarım kesimine destek vermesi gerekiyor. Sadece çiftçiler değil tarıma dayalı endüstri de önemli. Bir de bu dönemde konut ve otomobil sektöründe alım-satım vergileri ve harçlarının azaltılması söz konusu olabilir. Hatta bir vergi tatili, yani bir dönem için bu alım-satımlardan vergi alınmayabilir. Bu sektörü hızlandırır. Türkiye'nin dünya ekonomisindeki daralmaya paralel olarak bu tür önlemleri almasında fayda var. Vatandaşın da kendi önlemlerini alması gerekiyor; dövizle borçlanmamalı, riskli yatırımlara girmemeli





Türk bankalarının sermayeleri sağlam





* 2001 krizini ve el konulan bankaları göz önünde bulundurursak Türkiye'nin bankacılık sistemi gerçekten sağlam mı? BDDK'ya göre herhangi bir sorun yok. Sermayeleri yeterli, açık pozisyonu olan banka yok. 2001 krizi bankacılık sistemini sağlam tutması noktasında Türkiye'ye ders oldu. Birçok banka kapatıldı. Sonra yabancı sermaye, Türkiye'de banka alımları yaptı. Dolayısıyla bankalarımızda yeteri miktarda sermaye yapısı oluştu. Bu açıdan bankaların bilançoları sorunsuz gidiyor. Tek sorun şirketlerin yurtdışından borçlanmaları.



* Türk şirketlerinin dışarıya ne kadar borcu var? 175 milyar dolar civarında. Burada da risk yok. Çünkü bunların 44 milyar doları kısa vadeli. Şirketler uzun vadeli borçlanmışlar. Çıkacak krizlerde hemen bu paraları talep etmeleri mümkün değil.



* Eskiden kriz dönemlerinde paralar yabancı bankalara transfer edilirdi. Şimdi Türk bankaları tercih ediliyor... Evet. İlk kez tersi yaşanıyor. Bu da 2001 krizinden sonra yapılan yeniden yapılanma ve yasal düzenlemeler sayesinde oldu.



* Finans kuruluşları hep birbirine bağlı. Türk bankaları Amerika'daki kriz devam ederse etkilenmez mi? Bankalardan yapılan açıklamalara göre Avrupa'da sıkışan bankalara, para piyasasına gecelik fonlamalar yapıyor. Hem de yüzde 10 faizlerle. Demek ki çok rahatlar.



Kaynak: Sabah




ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar