elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Alternatif potansiyelimiz dünyanın 5 katı

Doç. Dr. Uyar, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin güneş, rüzgar ve jeotermal gibi yenilenebilir enerjiler bakımından oldukça zengin bir konumda olduğunu söyledi.



A- A+
01.10.2008 tarihli yazı 1732 kez okunmuştur.

Marmara Üniversitesi (MÜ) Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Türkiye'nin rüzgar ve güneş enerjisinden ısı ve elektrik üretme potansiyelinin Avrupa'ya göre 5 kat fazla olmasına karşın, kaynaklardan yeterince yararlanılamadığını belirtti.



Doç. Dr. Uyar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin güneş, rüzgar ve jeotermal gibi yenilenebilir enerjiler bakımından oldukça zengin bir konumda olduğunu söyledi.



Türkiye'nin 150 bin megavat rüzgar enerjisi kaynağı olduğunu dile getiren Uyar, ancak mevcut kapasitenin toplamının 40 bin megavat olduğunu ifade etti.



Rüzgar tribünlerinin Çanakkale, Trakya, Bandırma, Bozcaada, Antakya gibi bölgelerde kurulu olduğunu söyleyen Uyar, ayrıca inşaatı süren rüzgar güllerinin olduğunu, bakanlığa 83 bin megavatlık başvurunun lisans almak için beklediğini aktardı.



Güneş enerjisinin kullanılması halinde ilk etapta 5 milyon konutun enerjisinin sağlanabilme kapasitesinin olduğunu kaydeden Uyar, jeotermal enerjide ise çok sayıda konutun ısınma sorununun temiz ve güvenli bir şekilde çözülebileceğini anlattı.



Doç. Dr. Uyar, yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulum maliyetlerinin termik ve nükleer santrallere göre daha ucuza mal olduğunu belirtti.



Nükleer enerji santrallerinin sadece kurulum maliyetlerinin 5 milyar dolar civarında olduğunu ancak tek maliyetin bununla sınırlı kalmadığını dile getiren Uyar, güvenlik alt yapısı, işletme ve lisans maliyetlerinin büyük olduğunu ifade etti.



Uyar, nükleer santrallerin bertaraf edilmesinin bile sadece 9 milyar dolara mal olduğunu vurguladı.



Güneş enerjisinden elektrik üretme yönteminin, konutların çatılarına güneş pilleri ve plakaların kurulmasıyla yapıldığını anlatan Uyar, ancak Türkiye'de bu alanda yatırımın hemen hemen hiç olmadığını söyledi.



Geçmiş dönemlerde Türkiye'nin rüzgar atlasını çıkardıklarını ve birçok ülkeye göre ciddi bir zenginliğin olduğunu tespit ettiklerini söyleyen Uyar, alternatif enerjilerin çevre ve doğayı kirletmediğini, yüksek bir maliyet gerektirmediğini, sağlık açısından da olumsuz bir etkisinin bulunmadığını bildirdi.



Avrupa'da birçok ülkenin 1980'lerden itibaren rüzgar tribünlerini kurduğunu, 2050 yılına kadar tüm enerji kaynaklarını yenilenebilir enerjiye yönelik düzenlediklerini söyleyen Uyar, ''Türkiye'nin rüzgar ve güneş enerjisinden ısı ve elektrik üretme potansiyeli Avrupa'ya göre 5 kat daha fazla olmasına karşın, kaynaklarımızdan yeterince yararlanamıyoruz. Bu kaynakların kullanılması ülkemizin dışa bağımlılığını azaltacaktır'' dedi.



Doç. Dr. Uyar, Türkiye'de enerjinin etkin kullanımına ilişkin yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.



Kaynak: AA


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar