elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

13. Avrasya Ekonomi Zirvesi

Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen 13. Avrasya Ekonomi Zirvesi, İstanbul Convention Center'da başladı.



A- A+
06.05.2010 tarihli yazı 1425 kez okunmuştur.

5 Mayıs Çarşamba günü başlayan ve yarın sona erecek olan zirvenin açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, dünya ekonomisinin küresel krizin gölgesindeki 3. yılını geçirdiğini ancak Türkiye ekonomisinin önceki zirveye göre daha iyi olduğunu söyledi.





Kapasite kullanımlarının yükselme eğilimine girdiğini, ihracatın ümit verici seyir içinde olduğunu, iç pazarda bir miktar canlanma yaşandığını ifade eden Küçük, ancak bu olumlu gelişmelerin yanında işsizlik ve yatırım azlığı gibi bazı önemli sorunlar da devam ettiğini belirtti.





Krizle beraber küresel ekonomide güç merkezinin batıdan doğuya kaydığını kaydeden Küçük, Avrasya bölgesinin doğu ucunda yer alan Çin ve Hindistan'ın 21. yüzyıl gelişmelerinde önemli rol oynayacağını, batı ucundaki Rusya ve Türkiye'nin de bölgenin diğer iki önemli oyuncusu olduğunu ifade etti.





İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ise, zirvede yaptığı konuşmada, geçmişte kanlı savaşlar yaşandığını ancak günümüzde mücadelelerin ekonomik platformda gerçekleştirildiğini söyledi.





Maliyet avantajları, genç nüfusu ve kalkınma hızı açısından sunduğu pazar imkanlarının önümüzdeki yıllar için Avrasya'yı yeni cazibe merkezi haline getirdiğini belirten Yalçıntaş, bu nedenle birçok dünya markasının yeni yatırımlar için Avrasya'yı tercih ettiklerini kaydetti.


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, yeniden şekillenen dünya ekonomik güç harikasında Avrasya'nın ağırlığının arttığına işaret etti.





Bölgede gerçekleştirilecek işbirlikleriyle siyasi ve ekonomik ortak refah alanı oluşturulabileceğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "Özellikle enerji ve altyapı konularında bölgesel ve ikili bazda bir araya gelinerek, görüş alışverişinde bulunabileceğimiz bir mekanizma tesis edilmesi çok olumlu sonuçlar doğurmaktadır'' dedi.





Ekonomilerin artık tek başlarına hareket edemeyeceğini, tehlikelere ortak göğüs gerilmesi gerektiğini anlatan Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bamir Topi ise, "Ne kadar ortak iletişim kurabilirsek ülkelerimiz arasındaki ekonomik iş birliği o denli kuvvetli olur" diye konuştu.


Arnavutluk'un ekonomik süreçlere dahil olmayı önemsediğini belirten Arnavutluk Cumhurbaşkanı Topi, ''Benim ülkem sadece bölgesel ekonomik süreçlerin bir parçası olmak istemekle kalmıyor, Avrupa ve Asya'daki enerji yollarının içinde de yer almak istiyor. En kısa enerji aktarımını temin etmenin bir parçası olmak istiyor" dedi.





Zirvenin açılışında konuşan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de, son 30 yılın dünyanın altın devri olduğunu, bu dönemde dünyada aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ve G-20 grubu içinde yer alan gelişmekte olan ülkelerin etkisiyle yüzde 5'e yakın kalkınma hızı sağlanabildiğini belirtti.





2008 yılının son aylarında başlayan son küresel mali krize değinen Demirel şöyle konuştu:





"Bu dönemde başlayan kriz, insanların hatırladığı insanlık tarihindeki 8. kriz. Piyasa sisteminde kriz var. Piyasa sistemi hatayı affetmiyor. Hata yaparsanız onu krizle cezalandırıyor. Adam Smith'in teoride söylediği şey 'müdahale etmeyin, o kendi kendini düzeltir.' 2008 krizinde gizli eli beklemediler. Gizli el gelir mi gelmez mi diye korktular.





Veya beklediler, sonunda müdahale etmek, bu defa daha hızlı davranmak zorunda kaldılar. Ve piyasa sisteminin krizi, piyasa sisteminin kuralları çiğnenerek tamir edilme yoluna gidildi. Geniş çapta tamir edilmiş gibi görünse de bıraktığı tortular var. Bu tortulardan sonra görünüyor ki bundan sonra kriz olmaması için ne yapmak lazım? Yeni tedbirler almak lazım. Dünyada aslında ulus milletler, halklar zaman içinde daha çok dünyalı olmaya devam edecekler. Bir ülke üretimini dünyaya yapıyorsa, alışverişini de dünyadan sağlıyorsa üretimini mutlaka halkının beyin gücüne, çağın teknolojisine dayanarak yapıyorsa, rekabet gücüne dayalı yapıyorsa o ülke kurtulmuştur.





Yani küresel rekabete uyabilen, küresel teknolojiyi kullanabilen ve küresel şartları yerine getirebilen bir düzen aranıyor. Bu düzene yeni normal deniyor. Dünya yeniden hem finansta, hem ekonomide yeni normali arıyor. Yeni normalin içinde israfa ve bilgisizliğe yer yok."



İha


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar