Kullanıcı Adı Şifre
Şifremi Unuttum
Beni Hatırla
 
Site İçi Arama
Firmalarda Ara
Ürünlerde Ara
Haberlerde Ara
Röportajlarda Ara
İhalelerde Ara
Mevzuatlarda Ara
Tümünü Ara
 
 
Ana Sayfa
Firmalar
Haberler
Röportajlar
Eleman Arayanlar
İhaleler
Fuarlar
Seminerler
Mevzuat
Ürün Tanıtımları
Seri İlanlar
Teknik Bilgi
Elektrik Eğlence
Faydalı Linkler
Forum
Yazarlar
 
DÖVİZ KURLARI
  Alış Satış
Dolar 1.511 1.521
Euro 2.057 2.071
07.01.2009 16:57:19
 
 
Elektrikport'da hangi haberleri daha çok izlemek istersiniz?

Elektrik Sektör Haberleri
Güncel Haberler
Şirket Haberleri
Ürün Haberleri
Spor
 
YAZARLAR
Tayfun Türkalp
"Numara taşıma ve 3G kafaları Karıştırdı"
Engin Ayçiçek
"Bir Fikrim Var Diyenlere ‘SAYGI’"
 
 
Engin Ayçiçek
Türkiye ve dünya için yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi
23.07.2008 
  
Günümüzde gelişen teknoloji ile beraber bilgiye ulaşma çok hızlansa da, ulaşılan bilginin doğruluğu tartışılacak bir konudur. Elektrikport’un enerji konusunda güvenilir ve kapsamlı bilgi kaynağı sunmak amacıyla yayın hayatına girmiş olmasının bu açığı kapatacağına inandığım için, sizlerle on beş günde bir olmak üzere, ülkemizin mevcut enerji gündemini yakalamak, dışa bağımlılıktan kurtulmak için yerel enerji kaynakların kullanımını tartışmak ve yeni enerji üretimi teknolojileri hakkında akademik yaklaşımla saf bilgi aktarmak amacıyla beraber olmaktan mutlu olacağım. Bu yazımda ilk olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini ve bu kaynakların dünya ve ülkemiz için mevut durumu ile planlanan hedefleri vereceğim. Daha sonraki yazılarımda da ilk olarak ülkemizde kullanılmaya müsait yılda boşa esen iki milyar dolarlık rüzgar enerjisi başta olmak üzere sırasıyla diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına değineceğim.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Neden Gereklidir ?

Talep edilen enerjinin hızla artmasına paralel olarak mevcut enerji kaynaklarının çok kısa zamanda tükeneceği bilimsel bir gerçektir. Buna ilaveten artan nüfus ve enerji talebine bağlı olarak dünyanın emisyon değerinin mevcut sınırlar içinde tutulması mümkün değildir. Bu kirliliğin devam etmesi durumunda dünya sıcaklığının artacağı ve deniz seviyesinin yükseleceği vb. sonuçlar tüm dünyada enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını kaçınılmaz hale getirmiştir. Temel olarak bu kaynakları; hidroelektrik enerji, rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, biokütle enerji ve hidrojen enerjisi olarak sınıflandırabiliriz.

Yapılan tüm araştırmalar çevreyle dost, teknolojik gelişmeyle beraber evsel elektrik aletlerinden uzay araçlarına kadar geniş bir perspektifte enerji talebine cevap verecek, sınırlı enerji kaynaklarının ve çeşitli kirletici etkilerin çevreye verdiği önlenemez zararları ortadan kaldıracak, ideal enerji kaynaklarının en kısa sürede tüm uygulama alanlarında kullanılması gerektiği sonucunda birleşmektedir. İdeal enerji kaynağı arayışında belli başlı kıstaslar belirlenmiştir.

Bunlar;

Enerji üretiminde kullanılacak yöntem ve kaynakların çevreye zarar vermemesi gerekmektedir. Örneğin 500 kW’lık bir rüzgar türbini, yaklaşık 55000 ağacın yapacağı CO2 temizleme işine eşdeğer iş yapar.

Bu düşünceye paralel olarak temiz enerji başlığı altında yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde yoğunlaşılması gerekmektedir.

Bu kaynakların doğada bol miktarda her koşulda bulunabilmesi ve sürekli geri dönüşüme sahip olması gerekmektedir.

Mevcut kullanılan ve yakın zamanda bitecek olan fosil enerji kaynaklarının yerine, uygun ve ucuz bir sistem ile uygulanabilmelidir.

Taşıma, depolama, kullanma gibi aşamalarında problem çıkarmamalı ve bulunduğu ortama zarar vermemelidir.   (Yörükoğulları ve Altan 1997)

Türkiye ve Dünyada YEK Rakamları ve Beklentileri

Bu bölümde enerji kaynakları ile ilgili rakamlar ve beklentiler verilirken, günümüzde popülerliği ve kullanımı en üst seviyede olan rüzgar enerjisi baz alınmıştır. Diğer enerji kaynakları ile ilgili rakamlara sırası geldikçe değinilecektir. Türkiye rüzgar kullanımı açısından 88 GW’lık gibi Avrupa’da en yüksek teknik potansiyele sahip olmasına rağmen, mevcut kurulu rüzgar enerjisi gücüne bakıldığında çağın oldukça gerisinde kalmıştır. AB ülkeleri içerisinde İrlanda ve İngiltere’den sonra 3. büyük rüzgar potansiyeline sahip olan ülkemizde yüzölçümünün 1/3’lük bölümü rüzgar santrali kurmaya müsaittir. Türkiye için rüzgar enerjisi alanında tamamlanan proje sayısı 8, devam eden proje sayısı 12, Yap İşlet Devret modelindeki tesis sayısı 2’dir. Mevcut lisans almış projeler bitirildiğinde, ekonomik rüzgar potansiyelinin %14 lük bölümü kullanılmış olacak ve bu kurulu güçte Türkiye’nin elektrik üretiminin % 3-3,5 aralığına denk gelecektir. Tübitak enerji raporuna göre ülkemiz 2020 yılında kurulu güç beklentisi 10 GW’tır.

Avrupa komisyonunun 2001/77/EC Direktifi gereği 2010 yılına kadar AB ülkelerinde toplam enerji tüketiminin %12’si , 2040 yılına kadar da % 22’lik kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından olması teklif edilmekte ve bu hedefler desteklenmektedir.

Sonuç ve Öneriler 

Mevcut durum ve beklentilere bakarak, kurulu rüzgar gücümüzün, üyesi olmayı hedeflediğimiz AB ülkeleri seviyesine çıkarmak için devlet tarafından teşviklerin arttırılması, üretilen enerjinin enterkonnekte şebekeye bağlanması için teknolojik altyapının oluşturulması, gerekli iş imkanlarının oluşturulması ve kalifiye personelin istihdam edilmesi, potansiyelimizi daha uygun ve ucuz kullanabilmek için rüzgar türbin teknolojisine yatırım yapılması ve üniversite- sanayi işbirliğinin sağlanması gerekmektedir.

 
24 Mayıs 2006 da yedi ili saatlerce elektriksiz bırakan ve 1 Temmuz da 13 ilde beş saat süreyle yaşanan kesintiler sebepleri arasında pek çok neden gösterilmiştir. Bu kesintilerden asıl çıkartmamız gereken ders ise, mevcut enerji üretimimizin doğalgaz gibi ülkemizde bulunmayan ve bizi enerjide dışa bağımlı hale getiren mevcut durumun iyileştirilmesi ve elimizi enerji konusunda güçlü duruma getirmeye yardımcı olacak yenilenebilir enerji kaynaklarımızın kullanılması gerekliliğidir. Lütfen yazı ile ilgili görüş ve sorularınızı tarafıma iletiniz. Gelecek yazımızda görüşmek üzere…
 
 
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bir Fikrim Var Diyenlere ‘SAYGI’ (07.01.2009)
Aklı (Ar-Ge) Az Olanın Verdiği Öğüt Çok Olur! (15.12.2008)
Enerjinin Süpermarketi Türkiye ve Fırsatlar (20.11.2008)
''ZAMan'a Karşı Yapılması Gerekenler'' (06.11.2008)
Uyuyan Enerji Kaynağımızı Harekete Geçirmeliyiz (24.10.2008)
Havadan, Sudan Yatırımlar (07.10.2008)
'Nükleere mi Yatırmalı, Çevreyi mi Batırmalı? (22.09.2008)
Enerjide Dışa Bağımlılıktan Kurtulmak İçin Elimizi Kirli Suda mı Yıkamalıyız? (09.09.2008)

YORUMLAR Yorum Sayısı : (3)
31.08.2008 08:20:15
Bu cennet gibi ülkemizde yenilenebilir enerji kaynakları açısından o kadar şanslıyız ki bu iş için çabalayan onlarca ülkeden daha fazla güneş ve rüzgar enerjisine sahibiz. Bu konudaki yatırımların yüksek bir ivme ile artırılması gerekiyor bence. Özellikle güney bölgesinde çatısında güneş enerjisi ile ısıtma sistemi olmayan konut kalmamalı. Hatta ve hatta kiremit kullanmak yerine kollektörden çatı yapılmalı...

31.07.2008 18:20:18
Yazının sonunda belirtilen elektrik kesintileri ülkemizde 2009 yılında oldukça sık yaşanacaktır. Bunu önlemek için ülkemizde geliştirilmesi gereken enerji politikaları nelerdir. Yenilenebilir enerji kaynakları ile kısa vadede enerji açığımız ne ölçüde azaltılabilir ve dışa bağımlılığımız ne ölçüde zayıflatılabilir. Bu konulardaki yazılarınızı bekliyorum. Saygılarımla...

24.07.2008 13:19:48
Çok güncel ve üzerinde oldukça önemli çalışmaların yapılabileceği ve hatta ülkemizin ekonomik anlamda gelişmesi için yapılma zorunluluğu olduğu bir konuya değindiğiniz için teşekkür eder, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının ayrı ayrı inceleneceğini umduğum yazılarınızda kolaylıklar dilerim.

 
| elektrikport.com'u Favorilerime Ekle | elektrikport.com'u Anasayfam Yap |
Ana Sayfa | Firmalar | Röportajlar | Stajyer Arayanlar | İhaleler | Fuarlar | Seminerler | Mevzuatlar | Ürün Tanıtımları | Seri İlanlar | Teknik Bilgi | Elektrik Eğlence | Faydalı Linkler | Forum | Yazarlar | Gizlilik | Reklam ve Proje Seçenekleri | İletişim |
 
Copyright © 2008 Plus Grup