Kullanıcı Adı Şifre
Şifremi Unuttum
Beni Hatırla
 
Site İçi Arama
Firmalarda Ara
Ürünlerde Ara
Haberlerde Ara
Röportajlarda Ara
İhalelerde Ara
Mevzuatlarda Ara
Tümünü Ara
 
 
Ana Sayfa
Firmalar
Haberler
Röportajlar
Eleman Arayanlar
İhaleler
Fuarlar
Seminerler
Mevzuat
Ürün Tanıtımları
Seri İlanlar
Teknik Bilgi
Elektrik Eğlence
Faydalı Linkler
Forum
Yazarlar
 
DÖVİZ KURLARI
  Alış Satış
Dolar 1.511 1.521
Euro 2.057 2.071
07.01.2009 16:57:19
 
 
Elektrikport'da hangi haberleri daha çok izlemek istersiniz?

Elektrik Sektör Haberleri
Güncel Haberler
Şirket Haberleri
Ürün Haberleri
Spor
 
YAZARLAR
Tayfun Türkalp
"Numara taşıma ve 3G kafaları Karıştırdı"
Engin Ayçiçek
"Bir Fikrim Var Diyenlere ‘SAYGI’"
 
 
Engin Ayçiçek
Enerjinin Süpermarketi Türkiye ve Fırsatlar
20.11.2008 
  

Ülke olarak enerji kaynaklarımızın yetersizliği ve izlenen politikalar nedeniyle, elektrik ve doğalgaz faturalarının ağırlığını hatırı sayılır bir biçimde hissettiğimiz kasım ayı içindeyiz. Bilinmelidir ki, bunun nedenleri asla sadece bugünde aranmamalıdır.  Türkiye enerjide %70’in üzerinde dışa bağımlıdır. Sadece 2006 yılında petrol ve gaz ithalatına 29 milyar dolar ödenmiştir. Durumun ciddiyetini daha açık göstermek için aşağıda verilen petrol ve gaz için çıkartılmış veriler incelenmelidir. Tüm yapı ve gelinen nokta incelendiğinde, kısa vadede çok ciddi enerji yatırımları yapılmalı, komşu ülkeler ile ikili ilişkiler ve uzun vadeli al ya da öde anlaşmaları gözden geçirilmeli, bağımlılığımız kaynak çeşitliliğine dönüştürülmeli, yerli kaynak destek ve yatırımları hızlandırılmalı, Ar-Ge’ye önem ve destek verilmeli, enerji üretimi ve tüketiminde verimlilik arttırılmalı ve bunların yapılması için, çok acil olarak; ölçülebilir ve küçük adımlardan başlamak üzere bir enerji programı hazırlanıp açıklanmalıdır. 

 

 

 

 

 

Verileri incelerken sadece karamsarlık içinde olmamak gerekir. Sonuçta ülkemiz çok önemli bir coğrafi konumdadır ve bunu da en iyi şekilde kullanmalıdır. Kerkük-Yumurtalık, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hatları gibi büyük çaplı projeleri gerçekleştirme konusunda başarılı olmuş ve bu durum da bizim ‘enerjinin geçiş ülkesi’  olmamızı sağlamıştır. Aşağıda önemli boru hatları listesi ve haritası verilmiştir.

 
Önemli Uluslararası Transit Boru Hattı Projeleri
 
 
·          Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi
·          Güney Avrupa Gaz Ringi Projesi
·          Türkiye-Yunanistan Doğal Gaz Boru Hattı Projesi
·          Nabucco Projesi
·          Samsun Ceyhan Projesi
·          Şahdeniz Doğal Gaz Boru Hattı Projesi
·          Güneykafkas Doğal Gaz Boru Hattı Projesi
·          Türkmenistan-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesi
·          Mısır-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesi
·          Irak-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesi
 

Olması Muhtemel Elektrik Enerjisi Krizi

Elektrik sektörünün serbestleşme sürecinin başlangıcından bu yana yatırımcılara verilen lisanslar üretime dönüşmemiş bu nedenle de yakın bir gelecekte mevcut üretimin talebi karşılayamama riski ile karşı karşıya gelinmiştir. TEİAŞ’ın 2006 yılında yayınladığı “Türkiye Elektrik Enerjisi 10 Yıllık üretim Kapasite Projeksiyonu” adlı raporuna göre;

·          Yüksek hızlı talep projeksiyonuna göre elektrik enerjisi talebi 2009 yılında,
·          Düşük hızlı talep projeksiyonuna göre elektrik enerjisi talebi 2011 yılında,
karşılanamayacaktır.
 
2009 yılına kadar geçecek sürede oluşacak talebi karşılamak için yeni üretim tesis ve tesisleri yapımı ve üretime geçirilmeleri mümkün olamayacağından bu krizi önlemek için;
 
·          İnşa halindeki hidroelektrik santrallerinin bu süre içerisinde tamamlanabilmesi için DSİ Genel Müdürlüğü’ne yeterli ödeneğin ivedi olarak verilmesi gereklidir. Bu santrallerin tamamlanması durumunda iki üç yıl içerisinde 10 milyar kwh ek üretim sağlanabilecektir.
·          EÜAŞ’ın işletmekte olduğu termik ve hidrolik santrallerinin rehabilitasyonlarının tamamlanması halinde sisteme yine 10 milyar kwh dolayında ek elektrik enerjisi üretimi eklenebilecektir.
·          Elektrik enerjisinin kaçak kullanımı önlendiği taktirde sistemde yaklaşık 10 milyar kwh geri kazanılmış olacaktır.
Böylece 2010 yılına kadar sistem üretimi 200–205 milyar kwh seviyesine ulaşmış olacak ve kriz yeni üretim tesisi kurmadan karşılanabilmiş olacaktır.
 
2020’ye Kadar Olacak Gelişmeler
Elektrik enerjisi arzının güvenilir olarak karşılanması, yerli kaynaklarımızın geliştirilmesine bağlı olduğu bilinen bir gerçektir. Ülkemizde mevcut linyit, taşkömürü, hidrolik ve başta yenilenebilir kaynaklar olmak üzere mevcut kaynakların en kısa zamanda geliştirilerek elektrik enerjisi üretimine katılması gerekmektedir. Elektrik enerjisi talebinin güvenilir bir şekilde karşılanması için yeni kurulacak üretim tesislerinin zamanlaması, miktarı ve kompozisyonu hakkında karar vericilere, yatırımcılara yol göstermek üzere elektrik enerji sektöründe uzun dönemli plan yapma zorunluluğu ne yazık ki, serbestleşme modelinde dışlanmış, üretim tesisi kurmak yatırımcıların kendi inisiyatiflerine bırakılmıştır. Bunun sonucu olarak son 5–6 yıldır ne yerli ne de yabancı özel yatırımcılar bu konuda lisans alma dışında herhangi bir yatırım faaliyetinde bulunmamışlardır. Oysa 2020 yılına kadar yürürlükteki talep tahminlerine göre inşa halindeki ve yeni lisans almış 7386 MW kurulu gücündeki tesislere ilaveten 42441 MW kurulu gücündeki kapasitenin sisteme eklenmesi gerekecektir. Böylece 2020 yılı kurulu gücü 2005 yılı kurulu gücünün 2,5 katı olacaktır (96300 MW). Bu süreçteki kurulu güç ve elektrik üretiminin gelişmesi aşağıdaki tablodagörülmektedir.
 
2010–2020 Kurulu Güç ve Elektrik Üretiminin Gelişmesi
Yıllar
2010
2015
2020
Kurulu Güç (MW)
48816
71272
96349
Proje Üretimi (Gwh)
273326
403042
560538
Güvenilir Üretim (%)
245468
362913
507568
 
Enerjide Dışa Bağımlılık

Mevcut linyit rezervimizin henüz 0,40’nı, hidrolik potansiyelimizin de 0,30’nu kullanabilir olmamız enerjide dışa bağımlı olmamızın ana nedenlerinden biridir. 1990 yılında 41,6 Mtep olan nihai enerji tüketimimiz 2006 yılında 77,4 Mtep değerine ulaşmıştır. Arada oluşan bu fark çoğunlukla ithal edilen enerji ile karşılanmaktadır ve 2006 yılında ithal enerjiye ödenen para 29 milyar dolar olmuştur. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için enerjiyi verimli kullanım yanında yerli kaynak kullanımını artırmak, ileride bu kaynaklara doğacak yeni talepleri karşılayabilmek için rezerv araştırma faaliyetlerine hız ve önem verilmesi gerekmektedir. 2006 yılında %73 olan enerjide dışa bağımlılığımız önümüzdeki yıllarda daha da fazla artacaktır. Enerjide dışa bağımlılık arz güvenliğini ve ülkenin ekonomik ve sınai geleceğini riske sokan önemli bir etkendir. Bu nedenle dışa bağımlılığımızı süratle azaltma yoluna gitmeliyiz. Enerji kaynaklarımızın son derece sınırlı olduğu söylemlerinin aksine, bugün için bilinen ekonomik olarak kullanılabilirliği kabul edilen mevcut yerli enerji kaynaklarımızın tam ve verimli olarak kullanıldığı takdirde bugünkü tüketim trendine uygun olarak ülkemizin genel enerji talebini en az 35-40 yıl karşılayabilmesi söz konusundur.  (DEK Türk Milli Komitesi, 2005–2006 Türkiye Enerji Raporu)

Sonuç olarak tüm veriler ve enerji perspektifimiz incelendiğinde durumumuz pek iyi görünmese de coğrafi konumumuzu ve yerel kaynaklarımızı kullanarak, akıllı bir politikayla enerji üzerinde söz sahibi olmamız yüksek ihtimaldir. Bu konuda en çok toplum bilincimizin artmasına ihtiyaç vardır. Gelecek yazımızda görüşmek üzere

 
 
 

 

 

 
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bir Fikrim Var Diyenlere ‘SAYGI’ (07.01.2009)
Aklı (Ar-Ge) Az Olanın Verdiği Öğüt Çok Olur! (15.12.2008)
''ZAMan'a Karşı Yapılması Gerekenler'' (06.11.2008)
Uyuyan Enerji Kaynağımızı Harekete Geçirmeliyiz (24.10.2008)
Havadan, Sudan Yatırımlar (07.10.2008)
'Nükleere mi Yatırmalı, Çevreyi mi Batırmalı? (22.09.2008)
Enerjide Dışa Bağımlılıktan Kurtulmak İçin Elimizi Kirli Suda mı Yıkamalıyız? (09.09.2008)
Güneş Isıtmaz Soğutur ! (28.08.2008)

YORUMLAR Yorum Sayısı : (1)
05.12.2008 11:37:26
Merhaba Engin Bey,

Yazınızda bahsetmiş olduğunuz bizler vatandaş olarak yıllarca kendi aramızda tartışmışızdır. Aslında birçok kısa vadede pahalı ama yine kısa vadede kendisini amortise eden cidi çözümlerin olduğunu okullarda okuyan öğrenciler bile bilmektedir. Hani bu konuda bizler ne dersek diyelim, ne kadar çözümler üretirsek üretelim; olay devlet kademesine ulaştığında bu işin bu kadar kolay olmadığını hepimiz yapılan engellemelerle görmüşüzdür. Nedir bu engellemeler; yine hepimizin bildiği bürokrasi dediğimiz işleyişi hantallaştıran, hatta güncel hayatımızı bile bunalıma sokan gereksiz bir yapılanma ve buna bağlı kapalı insan beyinleridir. Diğer bir engel ise dış politikadır ki, ben bunu satranç maçına benzetirim. Bir söz vardır; ''Büyük balık küçük balığı yutar''. Bunun da basit bir hesabı vardır ki güç ve büyüklükle doğru orantılıdır. Diğer bir ''söz para parayı çeker''. Kısaca bizim enerji, para, petrol vb... konuda bağımlı olduğumuz ülkeler bu taşlarını çok akıllıca kullanmaktadır. Hiçbir devlet politikası onları engellememektedir ve giderek büyük balık haline gelmektedirler. Bizde ise hala yanlış dış politikalar ve bürokrasi. Mahkum muyuz? Tabiki değiliz. Yazınızda belirttiğiniz gibi öyle bir coğrafi konumumuz var ki, öyle boşa giden bedava kaynaklarımız var ki; elinizdeki gücü düşünebiliyor musunuz. Değerli yazılarınızla sizler, belki yorumlarımızla bizler yine de vatandaşlık görevimizi yerine getirmeliyiz. Belki bir gün bu fikirler biryerlere ulaşır ve en önemlisi güçlü bir lider ve anlayışla daha üst düzey bir yaşam tarzına ulaşırız. Siz yazarlarımız bu konuda önder olmaya biz de vatandaş olarak sizleri yorumlarımızla desteklemeye devam edeceğiz. Bu anlayışla yine herkesçe bilinen birkaç konuyu yazınızda belirttiklerinize de dayanarak ben de yinelemek isterim. Bana göre bizim petrol türevlerine araçlardaki kullanım dışında ihtiyacımız yok. Elektrik enerjisi bize aslında yeterli. Peki bu enerjiyi nasıl elde edeceğiz. Öncelikle sizinde yazılarınızda belirtttiğiniz gibi, işe boşa giden kaynakları değerlendirmekle başlayabiliriz. Amerika'yı tekrar keşfe gerek yok. Geçen yaz Antalya'daydım. Doğa harikası bir yer. Boşa aktığını gördüğümde çok üzüldüğüm; birçok ilimizde sıkıntısını bile çektiğimiz ''SU''. Düden Şelalesi, Manavgat Şelalesi, Kurşunlu Şelalesi denize boşa akıyor. Hani akıp giden suya bir an olsun acımayalım; YA ENERJİYE. Düşünsenize bunların geçiş güzergahlarına küçücük santralcikler kursak ve boşverin diğer illeri sadece ışıl ışıl turist cenneti Antalya'nın elektriğini buradan karşılasak... Yine düşünelim bu şekilde üzerinden suyun geçtiği kaç il var ve kaç ilin elektriğini bu şekilde karşıladığını. Ben sizler gibi rakamlarla konuşamam ama, basit hesapla %30 ilimizi kendi elektriğini üretir hale getirdik mi? Hayal ya! Diğer bir kaynak, rüzgar. Yine İstanbul-Edirne arası yolculuğumda rüzgar enerjisi ile çalışan türbinler gördüm. Bildiğim kadarıyla rüzgar tepelerde daha hızlı ve fazla. Eeee. Türkiye de coğrafi olarak bol bol tepelere sahip. Filmlerde görürüz Amerika'da bir yer komple bunlarla dolu. Bildiğim kadarıyla bizde de Muğla Alaçatı bu konuda gelişmiş. Kendime soruyorum, yeterli mi? Tabii ki değil. Yer çok, yapmak isteyen bir sürü firma var, devlet bunun neresinde. Neden devlet yapmıyor? Yaptırmıyorlar kardeşim. Bizim elimizin güçlenmesini istemiyorlar. Yine basit hesapla %40 buradan illerimizin elektrik ihtiyacını karşıladığımızı düşünün. Oldu mu size %70 enerji. Diğer bir enerji yine doğal ''GÜNEŞ''. Arkadaşlarla kendi aramızda hep tartışırız. Teknoloji ilerlemiyor, aslında yerinde sayıyor diye. Olsun varolan teknoloji geliştiriliyor. Mesela güneş panelleri. Bildiğim kadarıyla Ege üniversitesinde üretimi bile yapılıyor. Komik olan kendi panelini dışarıdan alıyor. Bildiğimiz bürokrasi. İstanbul'da yüksek bina çok, çok değerli mimarlarımız var, e kaplayın binaları güneş panelleriyle, bir de üstüne kaymaklı kadayıf misali yapın aydınlatmalarını led teknolojisiyle. Oldu size az enerji tüketimi ve çok enerji üretimi. Teknolojiyi düşünün, yaşam standartlarını düşünün. Geçtik mi %100'ü. Bir de kendi petrolümüzü ve diğer varolan ama engellenen kaynakları çıkarttık. Kime ihtiyacımız kalır. Aksine diğer ülkelerin bize mecburiyetleri olur. Harita belli, ya kendi petrolümüzü dağıtacağız, yada ileride kullanmak için saklayacağız, bu arada ne yapacağız. Deli Dumrul gibi gelen geçen her hattan her ülkeden komisyonumuzu alacağız. Bırakın artık başkaları bize muhtaç olsun, herşey ucuz olsun, yaşam standardımız yüksek olsun. Büyük balık biz olalım. Çok mu zor? Kesinlikle değil. Bu ülkede yazarların çok önemi var. Biz vatandaşların sesini ancak sizler duyurabilirsiniz. Hayaller gerçekleşene kadar devam. Bence en önemli zincir halkasını yakaladığınız için teşekkürlerimi iletir, yazılarınızın devamını dilerim. BAŞAK

 
| elektrikport.com'u Favorilerime Ekle | elektrikport.com'u Anasayfam Yap |
Ana Sayfa | Firmalar | Röportajlar | Stajyer Arayanlar | İhaleler | Fuarlar | Seminerler | Mevzuatlar | Ürün Tanıtımları | Seri İlanlar | Teknik Bilgi | Elektrik Eğlence | Faydalı Linkler | Forum | Yazarlar | Gizlilik | Reklam ve Proje Seçenekleri | İletişim |
 
Copyright © 2008 Plus Grup