Kullanıcı Adı Şifre
Şifremi Unuttum
Beni Hatırla
 
Site İçi Arama
Firmalarda Ara
Ürünlerde Ara
Haberlerde Ara
Röportajlarda Ara
İhalelerde Ara
Mevzuatlarda Ara
Tümünü Ara
 
 
Ana Sayfa
Firmalar
Haberler
Röportajlar
Eleman Arayanlar
İhaleler
Fuarlar
Seminerler
Mevzuat
Ürün Tanıtımları
Seri İlanlar
Teknik Bilgi
Elektrik Eğlence
Faydalı Linkler
Forum
Yazarlar
 
DÖVİZ KURLARI
  Alış Satış
Dolar 1.511 1.521
Euro 2.057 2.071
07.01.2009 16:57:19
 
 
Elektrikport'da hangi haberleri daha çok izlemek istersiniz?

Elektrik Sektör Haberleri
Güncel Haberler
Şirket Haberleri
Ürün Haberleri
Spor
 
YAZARLAR
Tayfun Türkalp
"Numara taşıma ve 3G kafaları Karıştırdı"
Engin Ayçiçek
"Bir Fikrim Var Diyenlere ‘SAYGI’"
 
 
Engin Ayçiçek
'Nükleere mi Yatırmalı, Çevreyi mi Batırmalı?
22.09.2008 
  

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerini gösteren birçok kriter kullanılmasıyla beraber belki de en önemlisi kendi kendine yetebilen olabilme özelliğidir. Bu görüşe, ‘ülkelerin sorun çözebilme yetenekleri gelişmişlik düzeylerinin göstergesidir’ de denebilir. Gelişmekte olan bir ülkenin o güne kadar gelişememesindeki en önemli nedenlerden biri olarak enerji kaynaklarının kıtlığı veya daha kötüsü sahip olduğu zengin enerji kaynaklarından yeterli ölçüde faydalanamamasını verebiliriz. Enerjiyi üretebilme yeteneği olmayan ülkeler genelde kolayı seçip ithal etme yoluna gitmektedir. Bu durum bizim gibi enerjide dışa bağımlı olan ülkelerin bütçelerine artan oranlarda yük getirmektedir. Aynı zamanda enerjiyi ithal etmek çözüm olmadığı gibi ilerisi içinde endişe duyulması gereken bir konudur. Dolayısıyla, gelişme sürecinde enerji konusunda öncelikle iyi bir planlama gerekmektedir. Bu planlar mutlak suretle ülkenin enerji kaynaklarını faaliyete geçirecek çalışmaları içermelidir. Enerjisiz kalkınma olamayacağından, kalkınmanın sürdürülebilir olması için, sürekli, ekonomik ve çevre dostu enerji kaynaklarına ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, son zamanlarda sıkça gündemimizde bulunan nükleer enerji yatırımı, bahsi geçen planlar içinde mi olmalıdır, yoksa çevreye vereceği düşünülen zararlardan dolayı hiç mi yatırımı yapılmamalıdır?

24 Eylül’de yapılacak Mersin Akkuyu’da nükleer santral kurma ihalesi için son aşamaya gelindi. Peki nükleer santral ve teknoloji konusuna ülke olarak hazır mıyız? Tartışma programlarında ve yazılı basında konuyla ilgili o kadar çelişkili bilgiler veriliyor ki, bu teknoloji ile ilgisi ve bilgisi olmayan sade vatandaşın kafası bu günlerde çok karışmış durumda. Nükleer enerji taraftarları, bu teknolojinin kurulmasının ülkemiz için kaçınılmaz olduğunu, önlemlerinin alınması durumunda hiçbir tehlike arz etmediğini, dünya’da nükleer enerji ile elektrik üretiminin toplam üretimin %17’sini oluşturduğunu ve yatırımların devam ettiğini, teknolojinin gelişimi ile birlikte enerji üretim maliyetlerinin düştüğünü savunmaktadır. Nükleer enerji karşıtları ise (bu kişiler genelde sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve çevreci örgütler) bu teknolojiye yatırımın ülkemiz üzerinde oynanan oyunlardan biri olduğu ve kesinlikle tercih edilmemesi gereken bir teknoloji olduğunu dile getirmektedirler. Konunun uzmanlarının (fizik mühendisleri ve nükleer mühendisleri ) tartışmalara katılmadığı veya kasıtlı olarak görüşlerinin alınmadığı bu konuda yapılacak en güzel hareket, ilgili devlet temsilcilerinin (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve EÜAŞ vb) kamuoyunu aydınlatması olacaktır.

Sonuç her ne olursa olsun ülke olarak enerji konusunda elimizi güçlendirmeliyiz. Günümüzde hiçbir ülke kendi öz kaynağı bile olsa, tek bir enerji kaynağına bağlı elektrik üretimi yapmak istememektedir. Bu nedenle enerji arz güvenliğine uygun politika kapsamında ülkeler; hem kömür, doğalgaz veya nükleeri baz alan elektrik üretim seçeneklerini hem de yenilenebilir enerji kaynakları aracılığıyla elektrik üretimlerini olduğunca çeşitlendirmeyi ve enerji kaynak çeşitliliği yaratmayı amaçlamaktadır. Baz alınan elektrik enerjisi üretiminde, çağımızın en büyük kaygısı olan küresel ısınma ve iklim değişiklikleri de hesaba katıldığında nükleer enerji vazgeçilmez bir konuma gelmektedir. Son 20 yıl içerisinde hızla gelişen çağdaş teknolojik ilerlemeler modern nükleer emniyet ve nükleer güvenlik anlayışı içerisinde yeni kuşak nükleer güç santralleri ya da yenilikçi nükleer reaktörler konusunu hemen hemen her ülkede ön plana çıkarmaktadır. (Ahmet C. Taner, TAEK). Ancak karşıt görüşler çürütülmeden veya tatmin edici cevaplar verilmeden nükleer santral kurulmasının, ülke içinde huzursuzluk oluşturacağı gözden kaçırılmamalıdır.

Nükleer’de Pratik Aklın Eleştirisi

Nükleer santral kurma ihalesi çok yakınlaşmışken dünyada nükleer enerjiye bakışın artık değişmeye başladığını biliyoruz. Medyada yer alan haberlere düz mantıkla bakmak kadar, bu haberlere yapıcı eleştiriler yapmamakta oldukça yanlıştır. Bu konuda ne kadar çok beyin fırtınası oluşturabilirsek o ölçüde doğruya yaklaşabiliriz. Bu bağlamda, nükleer santralle ilgili üstünde tartışılması gereken birkaç konuyu şu şekilde sıralayabilirim. Türkiye'de kurulması planlanan ilk nükleer santralimizle ilgili olarak yarışma için teklif almış firmaların ve ilgili kurumların, emin oldukları bir konu santralin bitirme zamanının 2015 yılı olmasıdır. Ancak dünyada ki örneklere baktığımızda başvuruların değerlendirilmesi ve gerekli çalışmaların yapılmasının bile en azından iki yılı alacağı öngörülmelidir. Diğer taraftan bu santrallerde kullanılması gereken nükleer santral kalitesine uygun çimento, somun, reaktör basınç kabı gibi hayati derecede önemli malzemeleri üreten firma sayısının azlığı ve olası gecikmelerde göz önüne alındığında kurulacak santralin devreye alınmasının bu günden itibaren yaklaşık 10 yıl alacağı planlanmalıdır. Konunun mali yönüne de bakacak olursak, dünya ekonomisinde ABD kaynaklı olduğu bilinen sarsıntının, santrali kurmak için kredi arayışında olacak yatırımcının yüksek faizle karşılaşacağı ve gecikmeler yaşanabileceği hesaba katılmalıdır. Gerçi bu konu diğer enerji yatırımları içinde bir engel teşkil etmektedir. Nükleer teknoloji uluslar arası anlaşmalar ile çok sıkı denetlenmektedir. Ülkemizde kabul edilen Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun, ülkemiz insanının hassasiyeti de dikkate alınarak daha doğru ve sorulara açıklık getirecek şekilde düzenlenmeliydi. (Prof. Dr. Haluk Utku, Nükleer Bilimler Enstitüsü). Şöyle ki; konuda öncelikle ilişkilendirilmesi gereken Çevre Bakanlığı’nın adının kanunda geçmemesi, olabilecek bir kaza durumunda üçüncü kişilerin uğrayacakları zararlar konusundaki mevzuatın, uluslar arası Paris Sözleşmesine atıfta bulunularak yeterli görülmesi şaşırtıcı bir durumdur.

Enerjide Verimlilik de Yerel Bir Kaynaktır -5-
Yazılarımın bu köşesinde sürekli aktardığım gibi, yeni enerji politikaları oluşturmak kadar, mevcut sistemimizi de gözden geçirerek, enerjimizi verimli kullanarak ve tasarruf yöntemlerini uygulayarak ülke ekonomisine önemli bir girdi sağlamış oluruz. Bu bağlamda geçen yazımda da aktardığım ülkemizde kayıp-kaçak oranlarını aşağıdaki tabloya bakarak OECD ülkelerinden birkaçından seçtiğim rakamlarla karşılaştırma imkanımız olacaktır.

Ülke
kWh/kişi
Tüketim Milyar kWh
Kayıp %
Kaçak %
Toplam %
Türkiye
1479
103
7
16
23
Polonya
2825
108
7
6
13
İrlanda
5609
22
7
2
9
Norveç
24068
109
7
1
8
Fransa
6848
419
7
0
7
Amerika
12558
3610
6
0
6
Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı İstatistikleri 2004

Tablodan görüldüğü üzere Türkiye de kayıp oranı ortalamaya yakındır. Ancak kaçak yani çalıntı kaleminde ise ne yazık ki durumumuz hiç de iyi bir durumda değildir. Kaçak kullanım bölgeden bölgeye değişim göstermektedir. Elektriğin kaçak kullanımı Türk Ceza kanununda yapılan düzenleme ile nitelikli suç sayılmıştır. Bu gelişmenin kaçak kullanımın önüne geçeceğini umuyor, devletten de bu ciddi tutumunu devam ettirmesini bekliyoruz. Kayıp oranlarını düşürmek için ise ekonomik verimliliği düşmüş malzemelerin yenilenme yatırımları yapılmalıdır.

Gelecek yazımızda görüşmek üzere…

engin.aycicek@elektrikport.com

 
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bir Fikrim Var Diyenlere ‘SAYGI’ (07.01.2009)
Aklı (Ar-Ge) Az Olanın Verdiği Öğüt Çok Olur! (15.12.2008)
Enerjinin Süpermarketi Türkiye ve Fırsatlar (20.11.2008)
''ZAMan'a Karşı Yapılması Gerekenler'' (06.11.2008)
Uyuyan Enerji Kaynağımızı Harekete Geçirmeliyiz (24.10.2008)
Havadan, Sudan Yatırımlar (07.10.2008)
Enerjide Dışa Bağımlılıktan Kurtulmak İçin Elimizi Kirli Suda mı Yıkamalıyız? (09.09.2008)
Güneş Isıtmaz Soğutur ! (28.08.2008)

YORUMLAR Yorum Sayısı : (7)
09.10.2008 20:12:15
benim düşüncem şöyle,ülkemizde gerçekten kullanılabilecek alternatif enerji kaynakları mevcut ama ne yazikki hepsi bölgesel çözümler içeriyor.Çanakkale'de ,Alaçatı'da rüzgarla,Denizli de jeotermal ile ,uygun olan yerlerde güneş enerjisi ile elektrik sağlanabilir,mesela akdeniz ve güneydogu anadolu bolgesi güneşlenme açısından iyi rakamlara sahip.Ama ortada büyük bir sorun da var ;
ilk olarak henüz tam oturmamış ve verimi nispeten düşük sistemler kullanılmaya açık mı?
ikinci olaraksa gelişmemiz için çok onemli olan sanayimizin elektriğini bu tür enerjilerle sağlamak mümkün müdür?
bence bu soruların cevapları düşündürücü.
Nükleer enerji gerçekten çok verimli ,binlerce kat linyite göre.
Eğer nükleer politikalar iyi yürütülür,doğalgaz gibi uranyum da da aynı ülkeye bağımlı kalmazsak gerçekten ülkemiz için iyi olacaktır.

07.10.2008 16:45:02
İstatistiklere bakilirsa egitimi iyi olan ulkelerde kacak kayiplari yok deninecek kadar cok az. sanirim insanlari bu kacak kullanimdan dolayi ulkeye ne kadar zarar verdigini sistemli olarak.veriler ile bilgilendirilirse bence kayiplari azaltabiliriz

25.09.2008 23:06:07
Enerjide dışa bağımlılığı minimuma indirmek ve bu amaçla yenilenebilir enerji kaynaklarını maksimum oranda devreye sokmak, ayrıca tüm enerji kaynaklarından maksimum verimle yararlanabilmek enerji politikamızın ana hedefleri olmalıdır. Nükleer santraller için ise yazınızda değindiğiniz gibi konunun uzmanı kişilerin gerekli açıklamaları yaparak bireylerin ve kurumların kafalarındaki soru işaretlerine cevap vermeleri oldukça önemlidir.

23.09.2008 18:23:28
Ülkemizin birçok konuda olduğu gibi enerjide de dışa bağımlı oluşu geliştirmemiz gereken ekonomimiz için büyük bir kayıp. Enerji konusunda yapılacak güvenilir yatırımlar ülkenin geleceğini olumlu yönde değiştirecektir.

1 2
 
| elektrikport.com'u Favorilerime Ekle | elektrikport.com'u Anasayfam Yap |
Ana Sayfa | Firmalar | Röportajlar | Stajyer Arayanlar | İhaleler | Fuarlar | Seminerler | Mevzuatlar | Ürün Tanıtımları | Seri İlanlar | Teknik Bilgi | Elektrik Eğlence | Faydalı Linkler | Forum | Yazarlar | Gizlilik | Reklam ve Proje Seçenekleri | İletişim |
 
Copyright © 2008 Plus Grup