Üye Girisi

Şifrenizi mi unuttunuz?
ye olmak için tiklayin ElektrikPort Facebook sayfamiza ulasmak için tiklayin ElektrikPort FriendFeed sayfasina ulasmak için tiklayin ElektrikPort Twitter sayfasina ulasmak için tiklayin
Elektrikport TV
Yazar: Erhan ÖZÖREN
Dönem: Mart - 2010
ERKEN YAŞTA ATILAN MÜHENDİSLİK TEMELLERİ

Bu yazıda mühendislik eğitiminin ne zaman başlaması gereği üzerine düşüncelerimi sizlerle paylaşmayı uygun gördüm. Mühendislik eğitiminde zaman israfı yaptığımızı söyleyebilirim. Çünkü mühendislik eğitimi alan bizler, genel olarak lise eğitimini zamanında bitirdiğimiz ve sene kaybı yapmadan bu eğitimine başladığımızı düşünmüş olsak dahi mühendislik eğitimine başladığımız yaşlar, yaklaşık 20’li yaşlardır. Bu yaşlar eğitime başlamak için çok geç yaşlardır. Bizler çok geç zamanda bu eğitime başlıyoruz. Dört seneye çok şey sığdırmaya çalışıyoruz. Oysa bu eğitim bir süreç.

Erken yaşlarda bireylerin ne kadar öğrenmeye açık ve meraklı olduğunu hepimiz biliyoruz. Çocuk yaşta söylenenleri ve yapılanları çok çabuk kavradığımızı da… İşte tam bu yaşlarda bireylerin yetenekleri ve merakları doğrultusunda zaman kaybı yapmadan eğitime başlanması gerekli değil midir?

Meslek liseleri adı altında verilen eğitim, gerekli ve yerinde bir eğitimdir. Bunun önemini anlayan Avrupa uzun yıllardır bu eğitime büyük önem vermiştir. Mühendislik eğitiminin bir süreç olması için bu eğitimi alacak gençlerin yetenekleri erken tespit edilip lisede yetenekleri ve bilgileri geliştirilmeli. Kendim elektrik ve elektronik konusunda meraklı biriydim ancak mühendislik okuyabilmek için fen ağırlıklı bir liseden mezun olmam gerekiyordu ve öyle oldu. Mühendislik fakültesinde elektrik ve elektronik dersleri almaya başladım. Şimdi ki gibi bazı şeylerin farkında değildim. Şartlar bunu gerektiriyor, mühendislik eğitimi alan çoğu kişi böyle diyordum. Ta ki stajlarım sırasında teknisyen ve teknikerlerin ne kadar bilgili ve tecrübeli olduklarını görüp düşünene kadar. Onlar ya meslek liselerinde okumuşlar ya da meslek yüksek okulunu bitirmişler. Oysa ben o zamanlar yirmi yaşında ve laboratuar derslerinde hocamızın elinde tuttuğu küçük bir direnci gösterip “ Bakın arkadaşlar bu bir dirençtir. Üzerinde ki şu renkler şu rakamları gösterir ve şöyle okunur.” sözlerini duyan bir öğrenciydim. Bunları görünce “Bunları duymam çok gecikmiş.” diye düşündüm.

Şimdi bir örnek vermek istiyorum. Aşağıda, lisede meslek eğitimi alan genç arkadaşların benim almadığım birkaç dersi göstermek istiyorum.

1. Endüstriyel Kontrol Ve Arıza Analizi
2. Pano Tasarım Ve Montajı
3. Zayıf Akım Tesisleri Ve Elektrik Tesisat Projeleri
4. Kumanda Teknikleri
5. Elektrik-Elektronik Ve Ölçme
6. Elektrik-Elektronik Esasları
7. Bilgisayar Destekli Uygulamalar
8. Elektrik Motorları
9. Elektrik Makineleri Sarım Teknikleri
10. Enerji Nakilleri Ve Koruma Sistemleri
11. Scada Sistemleri
12. Motor Sürücüleri Ve Robotik
13. Programlanabilir Kontrol Sistemleri
14. Otomasyon Teknikleri(*)
15. Mobil Telefonlar
16. Endüstriyel Elektronik Sistemler
17. Endüstriyel Elektrik Sistemleri
18. Temel Elektronik Sistemler
19. Yürüyen Merdiven/Yol Ve Vinç Sistemleri
20. Asansör Sistemleri

Şimdi sormak gerekirse… Fen ağırlıklı liseyi bitirmiş öğrenci mi yoksa yukarıda bazılarını saydığım dersleri almış olan öğrenci mi mühendislik eğitimine daha yakın? Dört seneye sığdırılmaya çalışılan eğitimle mühendis olanların teknisyen ve teknikerlerden daha az şey bildiğine birçok kez şahit oldum. Böyle anlarda usta-çırak ilişkisi nasıl kurulabilir sizce?

Sonuç olarak mesleki eğitim ve becerinin kazanılması daha erken yaşlarda başlanmalı. Daha kaliteli ve nitelikli mühendislerin bu şekilde yetişeceğine inanıyorum.

Erhan Özören
Elektrik-Elektronik Müh.

Yazarın Diğer Yazıları
Başka yazı eklenmemiş
Reklam 468x60
ARAMA